Referans Gecesi

Dün akşamı statta yaşamış olma şansına sahip kişilerden biri olarak, bu haftaki yazıyı bir maç yazısına çevirmemek, maçtan, atmosferden yüzeysel bahsetmek olmazdı. Dünkü maç skoruyla, atmosferiyle, oyuncu performanslarıyla her anlamda tarihe geçti desek kimsenin bir itirazı olmaz diye düşünüyorum. Nesiller boyu aktarılacak, anlatılacak bir geceydi, öncelikle emeği geçen, oyuncusundan, hocasına, yönetiminden, profesyonellerine, top toplayıcısından, malzemecisine ve özellikle taraftara çok teşekkür etmek lazım.

Haberin Devamı ›

Açıkçası stada giderken, maç başlamadan bence öyle ya da böyle tarihi bir gece yaşanacağı belliydi. Bunu skoru ve oyunu hayal etmek tabi ki zordu, fakat dün akşam bir enerji olduğunu hissedebiliyordunuz. Dünkü tarihi zaferin en anlamlı yanlarından birinin de kolay bir şekilde gerçekleşmeden, mental bariyerler aşılarak başarılmış olmasıydı. Uzun zaman Şampiyonlar Ligi'nde son 16 için mücadele turuna çıkıyorsunuz ve attığınız golün anonsunda kalenizde gol görüyorsunuz. O da yetmiyor, geldiğini değerlendiren Juventus çok geçmeden 1-2 öne geçiyor. Hiç de fena oynanmayan, bence nispeten Juventus'a göre daha iyi bir Galatasaray'ın olduğu ilk yarı bittiğinde tabelada 1-2 yazıyor.

Haberin Devamı ›

Çok normal olarak hem takımda hem de tribünlerde bir düşüş yaşandı. Ama oyuna devam edersek kazanacağımız bence aşikardı. İşte, o soyunma odasından çıkıp ikinci yarı skoru 4-0 yapmak da geceyi tarihi bir referans gecesine dönüştürdü. Samimiyetle ifade etmem gerekir ki, şu an hala yazarken bile tüylerim diken diken oluyor. Erken gol bulmak şarttı, en olması gereken anda 2-2'yi yaptıktan sonra gerisi çorap söküğü gibi geldi. Çok özel performanslar vardı ama bence 3'ü çoğundan ayrılıyordu. Gabriel Sara, Barış Alper Yılmaz ve Victor Osimhen. Sara ve Barış Alper Yılmaz'ın Galatasaray'daki en iyi maçlarıydı desek yanlış olmaz. Osimhen ise, Osimhen…Söylenecek çok fazla bir şey yok.

Bir parantez Yunus'a açmak istiyorum. Öncelikle maç önü paylaşımı yakın zamanda gördüğüm en iyi paylaşımlardan biriydi. Kim düşünüp, yaptıysa iletişim açısından tebrik etmek lazım. Maçta ise çıkana kadar kötü gözükse de Yunus inanılmaz bir dinamizm katıyor. Son dönemde göze çarpan 3.bölgede karar verememe ya da yanlış karar verme konusu dün de devam etti ama yapmaya çalıştığı, denemeye çalıştığı yer futbolda belki de en zor mevkilerden biri olan ofansif orta saha ya da 10 numara ya da gamer tabiriyle CAM bölgesi. Bunu da o bölgede zamanında Hagi oynamış, Sneijder oynamış, Mertens oynamış bir takımda yapmaya çalışıyor. Sakatlığı ve ameliyatı sonrası bir şeylerin eksik olduğu kesin ama Yunus Galatasaray'ın bayrak oyuncusu olma yolunda emin adımlarla ilerliyor ve taraftardan gördüğü destek azalmadan devam etmeli. Dün oyundan çıkarken alkışlanıyordu ancak uğultular, ıslıklar da vardı. Bugün yapamadığını yarın mutlaka yapacaktır. Bir Yunus kolay yetişmiyor, kıymetini bilmek lazım diye düşünüyorum.

Maçın güzel enstantanelerinden biri de Kenan Yıldız'ın çıktıktan sonra yedek kulübesine gelene kadar alkış almasıydı… Çok şık bir hareketti. Dünle ilgili eleştirebileceğimiz ve maalesef diyebileceğimiz tek hadise bence TFF'nin maçla ilgili attığı tweet oldu. Bence hiç doğru değildi. 18 Şubat 2026 Galatasaray'ın olduğu kadar Türk Futbolu açısından bir tarihtir ve referans gecesidir. Herhalde boşluğa geldi diyelim…