Milli Takım Aranıyor(!)

24 yıl sonra Dünya Kupası heyecanı için bir ülke ekran başına geçtikten sonra, sahada her şeyini veren oyuncular görmezse, maça korkunç derecede kötü hazırlanmış bir teknik kadro hissederlerse, maçın geliştiği ve değiştiği anlara hiç reaksiyon veremeyen bir takım görürse, bunun eleştirisi ağır da olur, dozu da farklı olur. Kimse kusura bakmasın, Avustralya maçında olanlar sıradan, formsuzluk veya futbolun doğası gereği açıklanacak bir mağlubiyet değildi. Yetenek seti olarak çok çok altımızda bir takımın bize nasıl oynayacağı belliyken, buna hiç reaksiyon veremememiz, çaresiz gibi 90 dakikayı tamamlamamız kabul edilebilir bir durum değil. Teknik analiz yapmak istemiyorum, böyle bir yetkinliğim de yok ama değişiklikler, hele de 81.dakikadaki değişiklikler adeta sinir uçlarımızla oynamak için yapılmış gibiydi.

Burada yaklaşık 4 senedir, futbolun iletişimiyle ilgili az çok bir şeylere dikkat çekmeye çalışıyorum. Formül çok basit, hayatta olduğu gibi, futbolda da bu formül mevcut, herhalde 10 kere yazmışımdır; Algı-Beklenti=Tatmin.

Siz turnuva öncesi, turnuva ve futboldan daha çok sosyal medyada gözükürseniz, maçtan önce çok iddialı açıklamalar yaparsanız, algı olarak kamuoyuna bu kadar yüksekten özgüven pompalarsanız, sonra da bu beklentiyi algıyla destekleyemezseniz, tatminsiz milyonlar ve tepkiyle karşılaşırsınız. Bunun kadar doğal bir şey yok, buna şaşırmamaya şaşırıyorum. Youtube'ya içerik üreticiliği yapmaya başlayıp, maç boyu tel tel dökülürseniz, o içerik başınıza bela olur, laf olur. Maç kadar, maçtan sonra Montella ve Hakan Çalhanoğlu'nun yaptığı açıklamalar açıkçası beni daha üzdü ve şaşırttı. En doğru açıklamayı yapan belki de sahada bu kadar kaldığı için en çok eleştirilen Kerem Aktürkoğlu yaptı. Hiç başka yerlere sapmadan, insanların eleştirisini eleştirmeden, maçı olmayan bir şekilde anlatmadan, büyük bir hayal kırıklığı olduğunu kabul edip, Paraguay maçında ayağa kalkmak gerektiğini söylemek çok yeterliydi. Siz çıkıp, kötü şeyler çok abartılıyor, maçı domine ettik, kazanmayı hak ettik gibi algı yönetmeye kalkarsanız, tepkiyi daha da büyütürsünüz.