Her Şeye Gebe Son Düzlük

Yasin Kol'un FIFA kokartsız ve İngilizce bilmeden Türkiye'nin en büyük maçlarına atanması sorunu, penaltı kararından çok daha köklü bir yönetim çöküşünü göstermiyor mu?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Beşiktaş-Fenerbahçe maçında Yasin Kol'un verdiği tartışmalı penaltı kararını ele alarak, sorunu sadece o pozisyonda değil, niteliksiz bir hakeme büyük maçlar yönettirilmesine bağlıyor. Kararı günü aydınlatan argümanı, Türk futbolunun en temel sorununun yönetsel liyakatsızlık olduğu iddiası. Peki, hakem sistemi ya da bireysel kararlar değiştirilirse, bu sistematik problem gerçekten çözülebilir mi?

Bu hafta ya lig bitecekti ya da ligin son bölümü daha heyecanlı hale gelecekti. Cumartesi ve pazar akşamı alınan sonuçlarla, ligde artık her şey mümkün hale geldi. Şayet Çarşamba günü erteleme maçında Galatasaray kazanamazsa, o zaman ciddi anlamda üç ihtimalli bir şampiyonluk yarışından söz edebiliriz. Galatasaray, Göztepe deplasmanından 3 puan alıp, puan farkını 4'e çıkartırsa, şampiyonluktan ziyade, ikincilik yarışı izleyeceğimizi düşünüyorum. O yüzden ligin devamıyla ilgili fal açmadan, Çarşamba'yı beklemek lazım. Ama şu kesin, ihtimaller çoğaldı, birçok şey mümkün hale geldi. Kimin şampiyon, kimin ikinci, kimin üçüncü olacağı Çarşamba gününden sonra tamamen anlara bağlı hale gelebilir. İzleyip göreceğiz.

Trabzon'da Bir Maç, Bir Takım, Bir Gezinti

Teknik heyetinden, oyuncusuna, Galatasaray'da hiç kimse, ligin en güçlü takımlarından birine deplasmana gittiklerinin, ligin en verimli ve en etkili forvetiyle maç yaptıklarının, ligin belki de fiyat/performans/fayda üçgeninde en çok performans veren hocalarından biriyle oynadıklarının farkında olmadığını düşünüyorum. Trabzonspor ise müthiş hazırlanmış, çok motive ve ne yaptığını bilen bir halde maçın öneminin çok farkında bir şekilde mücadele etti ve hak ettiği bir galibiyet aldı. Trabzonspor'u hem şampiyonluk hem de ikincilik pozisyonu için kimse küçümsemesin. Hem Galatasaray sadece Fenerbahçe'yi hem de Fenerbahçe sadece Galatasaray'ı rakip görürse, bir pazartesi puan durumuna bakıp enteresan bir tablo görebilirler. Fatih Tekke'yi, oyuncularını tebrik etmek lazım. Çok büyük iş yapıyorlar bu sene. Avrupa oynamamaları tabi ki etken ama kadro değerleri ve maaşları arasında da uçurum var. Fatih Tekke ve oyuncularını tebrik ederken, iki tane noktaya parmak basmam gerekiyor. Bunları söylemek zorundayım. İkinci yarının sonuna, çok uzun bir VAR değerlendirmesi, 9 değişiklik varken, 4 dakika uzatma vermek, normal yollarla açıklanacak bir şey değil. Galatasaray'ın yenilmesinin hakemle veya uzatmakla alakası yok ama 4 dakika uzatmak da maçı böyle bitireyim demektir. Diğer konu ise anonsçu meselesi. İlk başta top oyundan çıktığında, tribünleri coşturmak için yapıyordu, sonra herhalde baktı uyarı gelmiyor, top Galatasaray'dayken, Galatasaray hücum yapıyorken, baya basketbol maçı gibi, sürekli bir bağırış çağırış halindeydi. Çok net ve keskin bir ceza gelmesi lazım. Artık anonsçuya mı, kulübe mi onu bilemem ama bir daha bir ilkel durum tekrarlanmamalı.

Yine Yasin Kol, Yine Damga

Kimse kusura bakmasın, bu liyakatsiz, yetersiz hakeme maç yönettirilmeye devam edildiği sürece, daha böyle kararlar, böyle maçın önüne geçen düdükler çok görürüz. FIFA kokartı olmayan, İngilizce bilmeyen, oyuncu ile diyalog kuramayan, sahadaki enerjisi ve hali, tavrı ile hiçbir şekilde maçı yönetemeyen bu arkadaşa, ses çıkarılmadığı sürece yukarıda saydıklarım olmaya devam edecek. Sayın Beşiktaş başkanı Serdal Adalı, maç önünde Yasin Kol'un tecrübesine inandığını söylüyorsa, dün maç sonu çıkıp yaptığı açıklamanın da hiçbir etkisi olmaz. Yasin Kol'un bir tane iyi yönettiği büyük maç yok iken, tek iyi yönettiği büyük maçın sonunda, 40 metreden, çoğunluğun penaltı değil dediği bir pozisyonu çalıp, yine damga vurmayı başardı. İleride, ülkeyi esir almış bu liyakatsizler dönemini en iyi özetleyecek bu hakem arkadaşı, derdi üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek olan Türk futbolunun göstermelik yöneticileri, başkanları ile daha çok görmeye devam ederiz.