İŞİN ASLI NE

Galatasaray- Trabzonspor maçında top aut çizgisini geçti mi, geçmedi mi Geçen hafta sonu cümbür cemaat bunu konuştuk. Gerçi hemen her hafta tartışmalı hakem kararlarını konuşuyoruz ama bu kez durum biraz daha farklıydı. Futbol teknolojisi yeterli olmadığı için göz kararı değerlendirme yapmak gereken bir durumda herkes gördüğünü (ya da görmek istediğini) söyledi. Söylemekte de haklılar çünkü voleybol ya da tenisteki gibi "şahin gözü" sistemi olmadığından mevcut görüntü ile 100 kanıt bulmak imkansızdı. Mevcut sistemle diyorum ama gol çizgisi teknolojisi eğer aut çizgisinin tamamını görebilse, yani çizgi ve kale direği tek hat olarak gözükse rahatlıkla karar verebilecektik. Peki, bu görüntü neden yoktu İki sebebi var. Birincisi Rams Park'ın tribün yüksekliği. İkincisi Yayıncı kuruluşun önceliği gol çizgisine (topun geçmesi gereken 7.32'lik hat) vermesi. Yani yayıncı gol çizgisini görmeyi yeterli bulmuş. Aut çizgisi için sadece bu işe yönelik iki ayrı kamera koymak gerek. Çünkü Rams Park'ın tribün yapısı, gol çizgisi ve aut çizgisini tek parça olarak görebilecek kamera açısına imkân vermiyor. Köşe gönderlerin bulunduğu bölümdeki 10,15 metrelik hat kör noktada kalıyor. Tribün yüksekliği nedeniyle bu sıkıntının yaşandığı başka statlarımız da var. Şahin gözü sistemini futbol gibi büyük bir alanda kullanmak mümkün değil. Geriye sadece topa "çip" koymak kalıyor. Bu da maliyetli bir iş ama son Avrupa şampiyonasında ne kadar kullanışlı olduğunu gördük. Açıkçası bir maçın çekimi 300, 400 bin TL'den başladığı için yayıncılar kamera sayısını arttırmak istemiyor. Diyelim ki aut çizgisini çift taraftan gören iki kamera ile bu sorunu çözdük. Ama aynı sıkıntı taç çizgileri için de geçerli olacak. Sahayı "Biri bizi gözetliyor" evine çevirmedikçe işiniz zor. Anlayacağınız teknoloji olmazsa kamera ile bu sorunu çözmek zor ve çok maliyetli. İşin aslı budur!

SAĞLAM DURAMADI

Galatasaray-Trabzonspor maçının hakemi Kadir Sağlam geçen sezon inişli, çıkışlı bir görüntüsü olsa da bu sezon hiç de fena performans göstermemişti. Bu haftaya gelene kadar onu övdüğümüz çok karşılaşma oldu. Ancak bir hakemin gerçek terazisi derbilerdir. Kadir Sağlam kendisi adına zorluk derecesi yüksek ilk maçta su koyuverdi. Kuvvetle muhtemel seyirci atmosferi ve toplumsal baskı ortamından etkilendi. Örneğin Serdar'a gösterdiği sarı kart ile Abdülkerim'e veremediği sarı kart bunun açık göstergesi oldu. Keza Sallai'nin Nwakaeme'ye yaptığı faullerden tek sarı kartla kurtulması da baskı altında kaldığının kanıtıydı. Sağlam, penaltı pozisyonlarında da çekinik kaldı. VAR kayıtlarında gördük. Mertens'in pozisyonuna monitörde sadece bir kez baktı ve penaltı verdi. Belki Banza için de çağrılsa benzer bir karar verebilirdi. Sahada vermesi gereken kararlarda hep tedirgin kaldı. Kabul ediyorum. Hakemler çok baskı altında. Ama bu ülkede farklı bir seçenek yok. Ya bu işi yapmayacaklar, ya da hakkıyla yapacaklar. Kadir Hoca bu maçta "sağlam" duramadı. Bence hala kredisi var. Ama bu yönetim şekliyle değil. Bu maç ona ders olmalı.