Ender fikirler

DURUM TESPİTİ

Maalesef Türk futbolu açısından tam bir kaos süreci yaşıyoruz. Aslında Pandora'nın kutusu bahis soruşturmalarıyla açılmış, kamuoyunda futbolcusundan yöneticisine, hakeminden teknik adamına kadar futbol camiası için büyük bir şüphe uyanmıştı. Hakem camiasıyla ilgili soruşturma ise tam anlamıyla tuzu biberi oldu. Şöyle bir düşünelim. MHK başkanı ve geçen yıl en çok derbi yöneten hakemin de aralarında bulunduğu isimler cezaevinde. Soruşturmaların genelinde bahisten, şikeye, mobingten, evrakta sahteciliğe kadar uzanan pek çok suç iddiası var. TFF yönetiminde art arda istifalar yaşanıyor. Federasyonun en üst bürokratı olan Genel Sekreter istifa etmiş. Başkanın nasıl bir yol izleyeceğini göreceğiz. Bu arada hakem atamalarını İngilizler yapacak ve ligler bir şekilde devam edecek. Gerçekten her türlü polemiğe açık, zor bir süreç. Elbette bu ağır faturayı tek başına mevcut federasyon yönetimine yıkmak haksızlık olur. Başkanın iyi niyetli bir toparlama çabası sergilediğini gördük ama ipin ucu kaçmıştı. Bu noktadan sonra futbolun bütün paydaşları menfaat gözetmeksizin çok dikkatli, kontrollü ve çözüm odaklı hareket etmek zorunda. Eğer doğru kararlar verilip, doğru hamleler yapılmazsa korkarım ki bu günleri de ararız!

SÜPER LİG DÖNÜYOR...

On dokuz günlük uzun aranın ardından yeniden ligimize dönüyoruz. Yaşanan son olayların ardından ortalık toz duman. Yıllardır konuşulan sıkıntılar gün yüzüne çıkmış durumda. Yine de lig mücadelesini özledik. Özledik de hakemleri gerçekten zor bir süreç bekliyor. Futbol kamuoyunun hakem camiasına yeniden güven duymasını sağlamak şu aşamada en önemli konu olacak. Açıkçası ben bütün gözler hakemlerin üzerindeyken her şeyin çok daha titiz yürüyeceğini düşünüyorum. Gelelim saha içine... Özellikle Türk milli takımındaki oyuncular mental ve fiziksel olarak çok yıprandı. Onların kulüp takımlarında nasıl reaksiyon vereceğini dikkatle izlemek gerek. Milli takımlara fazla sayıda oyuncu veren büyük kulüplerin maçları sürprize açık olacaktır. Beraber antrenman yapamamak, lige yeniden konsantre olmak...Hepsi zor süreçler. Elbette bir arada antrenman yapabilme imkânı bulan ve sakatları iyileşen takımlar için de bu ara iyi bir fırsattı. Sürpriz lider Amedspor teknik adamı istifa eden Gençlerbirliği karşısında eline geçen fırsatı kullanmaya çalışacaktır. Galatasaray Kasımpaşa maçında ağır favori. Karadeniz derbisinde farklı Galatasaray galibiyetiyle araya giren Trabzonspor'un, lige çok kötü başlayan Samsunspor karşısında çıkışını sürdürüp sürdüremeyeceğini göreceğiz. Beşiktaş Amed yenilgisini Kocaeli maçını kazanarak unutturmaya çalışacak. İç sahada çok farklı oynadıklarını biliyoruz. Fenerbahçe ligin derli toplu takımlarından Rize'ye konuk olacak. İşin ilginci on puan toplayan Rize evindeki iki maçı da kaybettiği için bu maç çok daha zor geçecek. Açıkçası ben Gaziantep-Çorum maçını da merak ediyorum. Lig maçlarının ardından Avrupa mesaisinin olduğunu da unutmayalım. Dileyelim de yanlızca futbol konuşabileceğimiz günler geri gelsin.

MİLLİ TAKIM

Uluslar Ligi'nde milli takımımız ilk kez A ligi seviyesinde, yani milli takımların Şampiyonlar Ligi'nde mücadele etti. İlk dört maçın sonucu tam bir hayal kırıklığı oldu. Çok zor bir grupta mücadele edeceğimizi biliyorduk ama on bir gol yiyerek, sıfır puan çekeceğimizi de düşünmemiştik. İlk Fransa ve son İtalya maçlarının belli bölümleri hariç futbolun doğrularını sahaya yansıtamadık. Bunda önemli yıldızlarımızın sakat ya da cezalı olmasının etkisi de büyüktü. Ancak Montella'nın kadro seçimlerinden, taktiksel anlayışa kadar eleştirilecek çok yönü olduğunu da görmezden gelemeyiz. Hele o maç sonu açıklamaları yok mu Futbol kamuoyundaki hayal kırıklığı büyük olunca milli takımın çevresindeki sevgi çemberi de bir anda dağılıverdi. Maalesef kulüpçülük bakışıyla bazı futbolcular hedef tahtası haline getirildi. Montella'ya duyulan güven ve hoşgörü Dünya Kupası'nda sarsılmıştı. Artık yerini tepkiye bıraktı. Açıkçası sevgimizi de öfkemizi de abartılı yaşıyoruz. Hele konu futbol olunca... Bu mızrak artık bu çuvala sığmaz. Ama milli takım ağırlıklı olarak yine bu futbolculardan oluşacak. Uluslar Ligi'nde hala play-out oynama şansımız var. Arkasından Avrupa Şampiyonası elemeleri başlayacak. Konu, göğsünde ay yıldız taşıyan milli takım olduğunda kulüpçülüğü bir kenara bırakalım artık. Bizim çocuklar, öksüz çocuklar olmasın!