EJDERHA'NIN GÜCÜ
Yeni çok kutuplu dünya düzeni planı beraberinde daha fazla belirsizlik, daha fazla çatışma ve kaos getiriyor. Her geçen gün yeni bir kriz başlığıyla uyanıyoruz. Böyle bir tabloda geleceği öngörmek giderek zorlaşıyor. Ancak tek bir gerçek tüm açıklığıyla ortada duruyor: İnsanlığı, maalesef çatışmalarla dolu zorlu bir gelecek bekliyor.
İşte tam bu noktada, ülkelerin savunma alanındaki bağımsızlığı hayati bir önem kazanıyor. Kendi teknolojisini üretemeyen, dışa bağımlı savunma sistemlerine mahkûm olan ülkelerin bu yeni dünyada söz sahibi olması neredeyse imkânsız. Türkiye'nin son yıllarda attığı stratejik adımlar bu açıdan dikkatle incelenmeli.
Bugün Türkiye'nin yerli ve milli savunma projelerini tek tek anlatmak kolay değil. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin envanterine giren ve aktif olarak yapım aşamasında olan 700'ün üzerinde proje var. Ancak özellikle biri var ki, geleceğin savaş doktrinlerini şekillendirecek nitelikte: Sürü Operasyonları, yani "Swarming ConOps".
Sürü drone teknolojileri artık modern savaşların vazgeçilmez unsurlarından biri. Türkiye bu alanda da zirvede yer alan birkaç ülkeden biri. STM tarafından geliştirilen KARGU ve DASAL Havacılık Teknolojileri'nin Otonom Drone Sürü Sistemleri, bu alandaki gücümüzün somut örnekleri.
Türkiye'nin elinde bu yarışta oyunu değiştirecek bir kart daha var. O önemli kartın adı: EJDERHA.
EJDERHA, sürü drone saldırılarına karşı geliştirilen son derece özel bir savunma teknolojisi. Türkiye'yi drone önleme sistemlerinde dünya liderleri arasına taşıyan bu sistem, özellikle "softkill" olarak adlandırılan karıştırma ve aldatma teknolojilerinde rakipsiz bir konuma sahip. EJDERHA'nın en çarpıcı özelliği ise saldırgan sürü drone'larının elektronik sistemlerini anında etkisiz hale getirebilmesi.
Bugünün dünyasında güçlü olmak, artık sadece asker sayısıyla değil, teknolojiyle mümkün. Türkiye bu gerçeği zamanında görmüş ve gereğini yapmış ülkelerden biri olarak geleceğe güvenle bakıyor. Ve görünen o ki, EJDERHA daha sahneye yeni çıkıyor.
YENİ DÜZEN ÇIKIŞI
Dünya, uzun süredir hissettiği ama adını koymakta zorlandığı bir kırılmanın tam ortasında. Bu kırılma artık sadece akademik raporlarda ya da kapalı diplomasi toplantılarında konuşulmuyor. Devlet başkanlarının ağzından açık açık dile getiriliyor. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in Pekin'de Kanada Başbakanı Mark Carney'i ağırlaması da bunun son örneklerinden biri oldu.
Ziyaretin en dikkat çekici kısmı ise Carney'in "Yeni Dünya Düzeni"ne dair yaptığı net tespitlerdi. Carney açıkça şunu söylüyor: Dünya artık eski dünya değil. Uluslararası düzen çökmüş durumda. Uzun yıllar küresel sistemi ayakta tutan çok taraflı yapı artık bitti. Bu açıklamalar, aslında Batı'nın da yüksek sesle kabul etmek zorunda kaldığı bir gerçek. Yeni düzen artık bir ihtimal değil, bir gerçeklik. Eski sistemin enkazı üzerinde, ülkeler kendilerine yeni yol haritaları çiziyor.

17