Ankara yalnızca bir NATO Zirvesi'ne değil, ittifak tarihinin en başarılı ve en görkemli organizasyonlarından birine ev sahipliği yaptı. Günler süren zirvenin ardından ortaya çıkan ortak kanaat dikkat çekiciydi. Devlet ve hükümet başkanları, heyetler ve 3 bini aşkın yerli-yabancı gazeteci organizasyonu tek kelimeyle "mükemmel" olarak değerlendirdi.
Ancak zirvenin en çok konuşulan anı kapanışta verilen özel hediyeydi. NATO liderlerine Türkiye'de özel olarak üretilen, her birinin üzerine isimlerinin işlendiği "Gümüşay" tabancaları, şık bir kutu içerisinde ve koleksiyon niteliğinde hazırlanan mermileriyle birlikte takdim edildi. Bu hediye, birkaç saat içinde dünya medyasının en çok konuştuğu başlıklardan biri haline geldi.
Çünkü bu sadece bir armağan değildi. Türkiye'nin kendine güvenini, savunma sanayisindeki ulaştığı seviyeyi ve diplomatik özgüvenini yansıtan güçlü bir semboldü. Nitekim Almanlar "Böyle bir hediyeyi verebilmek, karşı tarafla ilişkinizde ne kadar güçlü ve özgüvenli olduğunuzu gösterir.
Bu son derece güçlü bir mesajdır" değerlendirmesini yaptı.
Siyaset bilimciler ise hediyenin farklı bir yönüne dikkat çekti. Onlara göre bu tercih, Türkiye'nin artık eski Türkiye olmadığını, kendi kararlarını alan, özgüveni yüksek ve uluslararası arenada ağırlığını hissettiren bir ülke konumuna ulaştığını simgeliyordu.
Aslında devlet başkanlarına özel üretim silah hediye edilmesi diplomasi tarihinde yabancı bir gelenek değil. Dünyanın önde gelen silah üreticileri uzun yıllardır devlet liderlerine koleksiyon değeri taşıyan özel tabancalar armağan ediyor.
2019 yılında ABD Başkanı Donald Trump'a hediye edilen özel üretim Colt tabancası bunun en bilinen örneklerinden biri olarak kayıtlara geçmişti. Fakat Ankara'daki hediyenin farkı, yalnızca bir silah olması değildi. Verdiği diplomatik mesaj çok daha büyüktü.
Bu hediyenin satır aralarında şu mesajlar vardı:
● Türkiye artık sadece güvenlik tüketen değil, güvenlik üreten ülke.
● Türk savunma sanayisi dünya çapında marka haline geldi.

4