Fenerbahçe-Beşiktaş derbilerini pek severim. Her zaman güzel hikayeler çıkar. Dünkü karşılaşmada Halill Umut Meler'in gereksiz düdükleri olmasa tempolu bir maç izleyebilirdik. İlk yarı orta saha oyuncuları arasında oynandı. Çok mücadele ettiler, çok pas hataları yaptılar. Fenerbahçe adına Guendouzi ve Skriniar Beşiktaş'ta ise Trossard ile Rıdvan ilk yarının göze çarpan isimleriydi. Greenwood gereksiz bir biçimde inanılmaz derecede egoist oynadı. Asist katkısı yapabileceği pozisyonlarda inatla kaleyi denedi. Oysa hanesine 2 asist yazdırabilirdi. Zira bence gol kadar değerli. Beşiktaş'ın çok şey beklediği Orkun Kökçü derbilerde gördüğü kırmızı kartlar sonrası sakinleşmiş! Ama fazla sakinleşmiş! Anti depresan almış gibiydi. Bu ayarı iyi yapmak lazım.
İkinci yarı sarı-lacivertli takımın genel hastalığı baş gösterdi. Sezonun başından bu yana dakikalar geçtikçe takım düşüyor. Beşiktaş rakibinin düştüğü dönemde arka arkaya pozisyonlar yakaladı. Düşünün Ederson'un en iyi çıkardığı maçlardan birinde mağlup oluyorsun. İki takımda sezonu erken açtı. Aradaki fiziksel farkı ancak teknik direktör maharetine bağlayabiliriz. Beşiktaş hak ettiği bir galibiyet aldı. Sahada daha takım gibi durdular. İsmail Kartal'ın Fenerbahçesi sadece ilk yarı performansıyla fazla ileri gidemez. Kendi saha ve seyircin önünde bu kadar etkisiz olmaya hakkın yok. Bir de kafamdaki deli soru: Ağır Lukaku ile yaşlı ve çabuk yorulan oyuncu grubuyla sezon nasıl bitecek

29