Allah'a Giden Yol Habibullah'ı Sevmekten Geçer

Teşrifiyle cümle âlem nura gark oldu. Cihanın rengi değişti.O nur ile güneş bir başka parıldadı, çiçekler elvan-ı nukuşuyla daha bir coşkuyla açıp o güzeller güzelini karşıladılar. Rüzgârlar O'nun ismini terennüm ettiler.

Velâdetiyle yeryüzüne nevbahar geldi. Melekler dahi nuruna pervane oldular. Hz Muhammed (sav) âlemlere rahmet olarak gönderildi. Beşerin en karanlık döneminde vahşet ve isyanda esfel-i safiline tedenni etmiş cahiliye zulûmatı içinde doğan bir güneş oldu.

Taşa, toprağa, ağaca, yere, göğe, hayvana en önemlisi de insana hak ettiği kıymeti kazandırdı. Bir nevi ölmüş mevcudat ve ölmüş kalpler onun nefesiyle dirildi. Kısa zamanda öyle bir topluluktan karanlık gecelerde insana yol gösteren yıldızlar gibi ehemmiyetli şahsiyetler yetiştirdi, karıncayı incitmeyecek hassasiyette insanlar haline geldiler.

Ömer'i Hazreti Ömer(ta), Vahşi'yi Hazreti Vahşi(ra) yapan, O'nun nazarından başkası değildi. Peygamberliğinden evvel dahi El Emin olarak bilinip itimad edilen,Kur'an'da "Şüphesiz sen pek büyük bir ahlâk üzeresin" âyeti ile övülen, Aişe Validemiz'in(ra) tarafından "Yaşayan Kur'an" olarak tavsif ettiği; "Emrolunduğun gibi dosdoğru ol" âyetine tamamı ile imtisal eden; iffette,şecaatte hikmette sırat-ı müstakim üzere olan o Fahr-i Âlem Efendimiz'in (sav) her hali beşere bir modeldir, model olmalıdır.

Beşerin ve bilhassa müminlerin hâl-i hazırda ettiği feryatların, çektikleri acıların altında Efendimiz'den ayrılmak O'nun nurundan uzak kalmak yatıyor. Ne evlerimiz Peygamber evine, ne yaşantımız, ne düğünlerimiz, ne evliliklerimiz, ne ahlâkımız O'nunkine benziyor.

Sofralarımızdan, Mevlânâ'nın (ks) ifadesiyle "Firavun'un kokusu"geliyor. Bıraktığı Kur'an ve sünnete temessük ettiğimiz takdirde kurtulacağımızı ve ümmetinin fesadı zamanında sünnete ittiba edene yüz şehit sevabı verileceğini ifade eden Fahr-i Âlem Efendimiz'in (sav) yolundan ayrılanlar bilmelidir ki, başka necat yolu yoktur.

Her halini, ömrünün her dakikasını ibadete çevirmek isteyen sünneti seniyyeye ittiba etmeli. Zira küçük sanılan bir amel dahi, yemeğe besmele ile başlamak, uyurken abdestli olmak, şartlarına riayet edilerek yapılan bir alışveriş gibi amellerin tatbik edilmesi doğrudan doğruya o şer'i hükümleri koyan Allah'a insanı götürür.