Sevgili okurlarım, tam da güneyimizde adı Suriye olan bir ülke var. Bu ülkeyle aramızdaki sınırın uzunluğu 900 kilometre kadar.
Geçen yıl Suriye'de olaylar çıktı, cumhurbaşkanı Beşar Esad devrildi ve böylece nur topu gibi bir çocuğumuz daha oldu! Devletin başına eski terörist takımından Ahmet Şara isimli biri geçti.
Bizimkiler de maşallah bu nur topu gibi yeni yetme çocuğa olanca güçleriyle sarıldı. Başkaları kapmasın diye ona sahip çıkmamız gerekiyordu!
Ahmet Şara Suriye cumhurbaşkanı olunca ilk olarak sakalını düzeltti. Sonra takkesini çıkardı. En sonunda da takım elbise giyip kravat takmaya başladı!
Ancak şimdi bu çocuğa mama lâzımdı.
Bütün dünyada arandı tarandı ve bu kadar mamayı sadece bizim sağlayabileceğimiz anlaşıldıktan sonra ihale kazığı bize sokuşturuldu.
Çocuğu şimdi biz beslemeye başladık ama bu ufaklığın sonsuz iştahı var.
Ayrıca hiçbir şeye sahip değil...
Bu durumda bütün dünyadan feryatlar başladı bile...
"Koş ya Turkiya, yetiş imdada. Besle bu yavruyu, ayağa kaldır! Yoksa Allah'ın bu kulu bataklığa düşecek ve kötü yollara sürüklenecek..."
★★★
Bizi yönetenler bu çağrıların üzerine hemen balıklama atladılar. Hortumlama furyası anında başladı.
Şimdiki tablo şöyle:
Güney komşumuz zor durumda. Bir 'dünya devi' olarak Suriye için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Neyimiz varsa Suriye ile paylaşacağız."
Bizimkilerden bazıları Suriye'yi zaten kendi malımız olarak görüyordu. Demeçler birbiri ardına geliyordu.
"Suriye zaten geçmişte Osmanlı toprağıydı. Günün birinde inşallah yine bizim olacak. Şam'daki Emeviye Camisinde namaz kılacağımız günler uzak değil. Sayın cumhurbaşkanımız da böyle düşünmektedir. Onun katkıları ve yol göstermesiyle amacımıza inşallah bir süre sonra ulaşacağız."
Amaçları belliydi...
Kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez!
★★★
Adına Suriye denilen bu ülke gerçekten çökmüş, bitmiş. Hiçbir şeyi yok.
Sanayi, ticaret, eğitim, sağlık yok.
Olan tek şey yokluklar.
İşin daha da komik yanı, bunların ordusu da yok. Orduyu birtakım başıbozuk güçler yönetiyor. Silahtan, cephaneden, giysiden ve hatta disiplinden yoksun göstermelik bir ordu!
"Bu orduyu da inşallah biz, yardımlarımızla ayağa kaldıracağız."
Paralarımızı, kaynaklarımızı ve askeri malzemelerimizi şimdiden oraya akıtıyoruz. Üzerimize çöktüler.
Bizimkilerin ise geleceğe yönelik büyük bir umudu var!
"Suriye'yi ayağa kaldırmayı başarırsak bizim müteahhit şirketleri oraya dalar ve iyi paralar kazanırız!"
★★★
Türkiye'de bu arada neler olup bittiğini hep birlikte izliyoruz.
Devlet bütçesinin yama tutmayan halini, örneğin emekli maaşlarının durumunu görüyoruz.
Bizim memleketimizde milyonlarca emekli vatandaşımıza dilenci muamelesi yapılıyor. Niçin
Çünkü bütçede para yok.

8