Sevgili okurlarım, İstanbul Cumhuriyet eski başsavcısı Akın Gürlek, sadece kendi ismiyle bile Türkiye'nin bir numaralı gündemi olmuştu...
Ve tahmin ediyorum olmayı sürdürecek...
ünkü böylesine bir atama Türk hukuk tarihinde bundan önce hiç görülmemişti. Bir hukukçu düşünün, son birkaç yıl içerisinde inanılmaz bir hızla yükseliyor. Bu hızlı yükseliş anladığımız kadarıyla bundan sonra da sürüp gidecek.
Nereye kadar yükselebilir, bundan ötesi var mı diye sorabilirsiniz.
Normal koşullarda milletvekilli ve sonrasında bakan olması gerekirdi ama Akın Bey bu konuda sırayı bozdu ve milletvekili olmadan Adalet Bakanı oldu.
Bundan sonra bu konuda neler olur falan, onları şimdiden bilmek bizler açısından mümkün değil.
Hatta bana kalırsa işin ötesini Recep Tayyip de bilmiyordur.
Yakın partili çevresiyle konuşurken bence "Allah kerim, ötesine zamanı gelince bakanız" falan diyordur.
★★★
Akın Bey İstanbul'da terör ve örgüt suçlarına bakmakla yükümlü olan Ağır Ceza Mahkemesi başkanıydı.
Bizim gazetedeki bazı arkadaşlarla birlikte ben de onun karşısına defalarca sanık olarak çıktım, savunma yapıp hesap verdim.
Davanın konusu gerçekten komikti. Hakkımızda ilgisiz bir iddianame düzenlenmişti. Özgür Özel dün bu gibi konularda 'bilirkişi' olarak ısrarla atanan bazı isimlerden söz etti.
Bizim bilirkişi de öyleydi.
Gazetecilikle uzaktan yakından ilgisi olmayan biri... Yani hukukçu falan değildi o şahıs! Bizim hakkımızda rapor yazdı ve yargılanmamız gerektiğini vurguladı. Suçumuz önemliydi!
"Fetöcülük! Örgüt üyesi olmamakla birlikte Fetö terör örgütüne yazılarımızla katkıda bulunmak, yardım etmek!"
Savcılık o raporu dikkate aldı ve biz Ağır Ceza Mahkemesinde Akın Gürlek'in önünde hesap verdik.
Necati Doğru ile ikimize 3 yıl 6 ay 15 gün hapis cezası verdi. Yargıtay'a itiraz ettik.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bu konuda ilk kararı verdi, bu kararın esastan bozulması gerektiğini bildirdi. Dosyamız daha sonra terör ve örgüt suçlarına bakan Yargıtay 3. Ceza Dairesi tarafından incelendi aynı karar verildi:
"Hukuka aykırı olan kararın oy birliği ile iptaline..."
★★★
Akın Gürlek'in AKP'ye çok yakın olan bir hakim olduğunu biliyordum ama sonrasını nereden bilecektik!
Önce Adalet Bakanlığı Bakan Yardımcısı, sonra İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı ve en sonunda Adalet Bakanı oldu.
Yükselişini büyük bir hızla sürdürdü.
Şu anda Türkiye'nin en 'popüler' hukukçusu ve aynı zamanda şimşekleri üzerine en fazla çeken siyasetçisi. Adalet Bakanı sıfatıyla bütün yargı A'dan Z'ye artık tamamen onun emrinde ve hizmetinde.
Böyle bir ortamda düşünün, şimdi hangi babayiğit hakim ve savcı onun istemediği bir karara imza atabilir
Eğer ceza almaktan, sürgün edilmekten korkmuyorsa elbette atar ama böyle bir durum hayatın olağan akışına biraz ters düşer!

3