İnanın gözlerim yaşardı!

Sevgili okurlarım hepimiz insanız... Bazen moralimiz bozuluyor, olmadık şeyleri bile kendimize dert ediyoruz. Bu moral bozukluğu yüzünden hepimiz ister istemez milletçe karamsarlığa sürükleniyoruz.

Söylemesi ayıptır ama ben de biraz öyleyim.

Muhalefetin bilinçli olarak yaydığı bu süreçte benim de vatandaş olarak moralim bozuluyor, bazen ne yapacağımı, ne diyeceğimi şaşırıyorum.

Sokağa çıkıp birileriyle konuşunca karşıma hep bu olumsuz söylemler çıkıyor. Gerçi onların ikna etmeye falan çalışıyorum ama çoğunun beyninin kilitlenmiş olduğunu görüyorum.

Hepsi şikayetçi!

Onlara diyorum ki "Yav kardeşim bu kadar karamsar olmayın, memleketin durumu iyiye gidiyor. Telaşa gerek yok, biraz sabırlı olmaya çalışalım..."

Bunu söyleyince bazıları bana kızıyor ve tepki veriyor. Hatta geçenlerde yaşlı bir teyze koluma yapışıp "Bana bak oğlum, daha fazla konuşursan seni cumhurbaşkanına hakaret etti diye şikayet ederim, alıp götürürler. Ötesini sen düşünürsün" dedi.

★★★

Bizim millet olarak ciddi bir morale ihtiyacımız var. İşte bu morali, kendisini sevsek de sevmesek de Recep Tayyip bize kazandırmak için didiniyor.

Gece gündüz bıkmadan usanmadan karşımızda. Her akşam iftar zamanı yine karşımızda. ok güzel laflar ediyor ama bizim millete dert anlatmak öyle kolay değil ki! İşçisi memuru, esnafı çiftçisi, emeklisi emeksizi hepsi aynı ağızdan konuşup milletin moralini sıfırlıyor.

★★★

Ankara'da geçtiğimiz Pazartesi günü yine kabine toplantısı vardı. Her Pazartesi olduğu gibi Recep Tayyip yine çıktı kürsüye ve bakalım neler dedi...

Ağzından adeta bal akıyordu:

"Tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük, gerektiğinde cenk meydanlarında destanlarıyla büyük bir milletin mensubu olduğumuzu unutmadan dünyanın neresinde olursa olsun hakkı ve adaleti savunuyor ve kimseden çekinmeden doğruları dile getiriyoruz. Ülkemizin dik duruşu herkes tarafından takdir ediliyor..."

Muazzam, muhteşem, duymaya hasret kaldığımız sözlerdi bunlar... Ve okumasını şöyle sürdürdü:

"Daha önce de söylemiş olduğum gibi şu anda dünyada bir Türkiye rüzgarı esiyor. Türkiye'nin belli konularda ne düşündüğü, ne yaptığı, yeni gelişmeler karşısında nerede durduğu ve hangi adımları atacağı merak ediliyor."

Doğru söylüyordu...

İnanın, televizyondan izlerken bir anda gözlerim doldu.

Bunlar mutluluk göz yaşlarıydı!

★★★

Ülkemizin dik duruşu herkes, özellikle de yabancı ülkeler tarafından takdir ediliyormuş.

Örneğin ABD Başkanı olan Trump isimli şahıs bir süre önce kendisine resmi bir mektup göndermiş, "Aptal olma. Eğer istersem Türkiye'nin ekonomisini mahvederim" gibi terbiyesiz ve küstahça laflar etmişti.

Kendisine yapılan bu hakaretleri sineye çekmek zorunda kalan sayın Recep Tayyip başımıza yeni bir bela açılmasın diye bu terbiyesizliği göz ardı etmiş ve sessizliğe bürünmüştü.

Niçin...

ünkü bu manyak herifle tartışmaya girse kaybeden biz olurduk. Oysa bizim dik duruşumuz vardı.