İkiz kardeşler sahnede

Sevgili okurlarım memlekette şu olup bitenleri görüyorsunuz, aklınız ve mantığınız alıyor mu Memleketin ana muhalefet partisinin başına günün birinde 'yargı kararıyla' bir genel başkan atanıyor ve parti ona teslim ediliyor.

Ortada fol yok yumurta yok ama mahkeme kararıyla atanan şahıs ve yanındakiler partinin tamamına el koymaya ve karşı tarafı kovmaya kesin kararlı.

Şu anda arkalarında halk desteği olmadığını onlar da biliyor ama ne yapsınlar...

Saray'dan gelen talimatı uygulamak zorundalar.

CHP'ye oy veren ve onu özellikle yerel seçimlerde birinci parti konumuna yükselten milyonlarca insanımız ise bu olanlar karşısında şaşkın. Sadece seçmen kitleleri değil, biz gazeteci takımı da şaşkınız.

Gazetede her gün arkadaşlarla konuşuyoruz, tartışıyoruz ve son gelişmeleri de dikkate alıp birbirimize soruyoruz.

"Ne oluyor, bundan sonra neler olacak"

İnanır mısınız, bilenimiz yok. O kadar ki yıllardan beri bu KK'ya destek veren bizim anlı şanlı havuz medyası, başka bir deyişle yandaş medya da şaşırdı kaldı!

***

Mekanizma son derece karışık ama KK rahat!.. Daha doğrusu kamuoyu karşısında öyle görünmek zorunda olduğu için gayet sert çıkışlar yapıyor, Özel ekibine açıktan posta koyuyor!

Neden

Çünkü arkasında hem Saray'ın ve hem de iktidarın büyük desteği olduğunu bizler gibi KK da biliyor.

Üstelik o desteği sadece Saray'dan değil, 'yargıdan' da aldığının bilincinde.

Önceki gün kendileri açıkladı...

KK'nın dümen suyuna girmeyen dokuz milletvekili partiden ihraç edilecek. Aradan birkaç gün geçsin, öteki milletvekillerini de aynı yöntemle kovarlar ve iş biter!

Böylece partiyi bu yolla ele geçirmiş olurlar.

Bir partiyi beleşten ele geçirmenin en basit yolu!..

***

Ve dün, Özgür Özel kesiminden gelen haber hepimizi yine şaşırttı!

57 üyesi olan Parti Meclisinden 28'i bu görevden istifa etmiş.

Burada işler ve kafalar bir kez daha karıştı.

Çünkü yasalar ve CHP tüzüğü uyarınca sayı bu kadar eksildiği takdirde, sorunu yine yargı kararı çözecekmiş! Bu konuda son kararı Yargıtay verecekmiş!

Yani baştan sona 'tarafsız ve bağımsız' olan Türk yargısı!

***

Şimdi bu son durumlar ışığında bizim gibilerin kafası yine karıştı. Bırakın seçmeni, halkı ve sıradan vatandaşları bir yana, bu işin nereye varacağını biz gazeteciler de bilmiyoruz.

Bana sorarsanız dün kafaları karıştıran bir şey daha oldu. Dışarıdan bakıldığında belki önemsiz görülür ama gerçekte önemlidir.

Rastlantıya bakın ki gerek Recep Tayyip ve gerekse onun emir eri gibi davranan Bay KK, aynı gün iki ayrı mekânda nutuk atıyorlardı.

KK sözlerinin ortasında coştu ve Osmanlı'ya övgüler düzdü.

Bir saat sonra konuşan Recep Tayyip de aynı şeyi yaptı.

Her ikisi de durup dururken gündeme Osmanlı'yı taşıdı.

Neden, niçin, anlayan olmadı ama aralarındaki işbirliği, hiç ilgisi olmayan başka bir konuda bile böylece açığa çıkmış oldu.

Evet, ikisi de her konuda işbirliği içinde!

***

Dünkü yazımda da belirtmiştim...

Bunlar aslında ikiz kardeşler...