Gazetecilik namusu!..

Sevgili okurlarım dün burada çıkan bir yazım vardı. Recep Tayyip'in yurt dışı gezilerinde kendi uçağına davet ettiği yandaş gazeteciler ve sonrasında yer alan açıklamalar...

Karşımızdaki tablo aynen şöyle idi ve her dış gezisinde bire bir tekrar ediliyordu. Yandaş gazetecilerden oluşan bir ekip dış gezi için uçağa çağrılıyor, toplantı masasında Recep Tayyip'le bir araya geliyorlar ve kendisine güya sorular soruyorlar!

O da sorulara tek tek yanıt veriyor! Bunu her dış gezisinde görüyoruz. Sonra bu sözüm ona soru-yanıtlar bütün medyaya servis edilip yayınlanması sağlanıyor. O yazımda demiştim ki "Şimdiki Suudi Arabistan-Mısır gezisinde de aynı komedi tekrarlanacak. Oysa ortada ne sorulmuş sorular var, ne de beyefendinin o sorulara uçakta verdiği yanıtlar..."

Peki aslında ne oluyor

Saray tarafından önceden hazırlanan uzun bir soru-yanıt metni (basılmış halde) gazetecilerin ellerine tutuşturuluyor ve aynı zamanda bütün medya kuruluşlarına aynen geçiliyor.

Evet, bu bir komedi!

★★★

Bu hadise, beyefendinin bütün dış gezilerinde aynen sergileniyor. Peki ama bizim torpilli 'gazeteci' ekibi bu durumda ne yapıyor

Hiçbir şey... Bu olanlar sanki normalmiş gibi hiçbirinden ses çıkmıyor.

Çünkü ağzını açan olsa o beleş gezilere bir daha asla katılamaz.

Ne yazıktır, bunu içlerine sindiriyorlar.

Korkudan, en yakınlarına söylemeleri bile mümkün olmuyor.

★★★

O yazımda söylediklerim dün aynen gerçek oldu. Recep Tayyip'in Saray kadrosu tarafından önceden hazırlanan yazılı metin medyaya servis edildi ve dün başta iktidarınzurnası TRT olmak üzere çok sayıda haberde fotoğraflarıyla birlikte yer aldı...

Ve böylece milletçe bir kez daha kandırılmış olduk. Hayali soruları ve hayali yanıtları böylece bir kez daha görmüş olduk.

Ama burada asıl utanması gerekenler, o beleş dış gezilere katılan ve ağırlanan sözüm ona gazetecilerdir.

Recep Tayyip'in dış gezilerine ceplerinden bir kuruş çıkmadan katılırlar, gidilen ülkelerde gezip tozarlar ve bu arada Recep Tayyip'e soru sormuş olurlar!

Sözüm ona sorular gerçek bir komedidir...

Örneğin "Depremden bu yana sadece üç yıl geçti ama siz 450 bin konutu vatandaşlarımıza teslim etmeyi başardınız..."

Nerede o 450 bin konut, nerede

Uçakta yer alan ve hemen hiçbirini bilmediğimiz o yandaş gazeteciler eğer gerçekten gazeteci iseler, çıksınlar ortaya ve bu soru-yanıt rezaletini kamuoyuna açıklasınlar. Gazetecilik namusunu böyle ulu orta çiğnetmesinler.

Olmaz ki, yapamazlar ki, aksi takdirde mamaları kesilir.

Bilal konuşuyor!

Sevgili okurlarım, değerli kardeşimiz Bilal Erdoğan bir süredir taktik değiştirdi. O yüzden şimdi her fırsatta konuşuyor ve eksik olmasın, o muhteşem fikirlerini bizlere de iletmiş oluyor.

Babasının oğlu Bilal çok önemli biri...

Ve bu önemi zaman içerisinde giderek artacak. İster istemez artış gösterecek...

Bugüne kadar hep babasının kanatları altında büyüdü, yükseldi.