Gazeteci tutuklanırken...

Sevgili okurlarım, bu memlekette birbiri ardına inanılmaz olaylara tanık oluyoruz. Şimdi her sorun çözüldü, sırada gazetecilerin tutuklanması var.

Suçlamalar ve iddialar çok yönlü.

Cumhurbaşkanına hakaret, memlekette panik yaratacak konuları irdelemek, halkın devlete karşı güvenini sarsmak, yanıltıcı bilgileri yaymak falan...

Elimde somut rakamlar yok ama tahmin ediyorum bir numaralı suçlama cumhurbaşkanına hakarettir.

Sadece gazeteciler değil, sokaktaki insanımız bile cumhurbaşkanına hakaretten yargılanıyor. Ne söylediğiniz ne yazdığınız hiç fark etmiyor.

Bu suç, Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) uzun yıllardan beri vardı. Ancak gelmiş geçmiş hiçbir cumhurbaşkanı döneminde bu suçun (!) binlerce davaya konu olduğunu görmemiştik!

Şimdi her şey Recep Tayyip döneminde başladı ve hızla sürüp gidiyor.

Dahası var, bu davalara şimdi casusluk da eklendi. Yani casusluk yaptığı iddiasıyla tutuklanan gazeteciler.

Akıl ve mantık almaz.

★★★

Size kendimden örnek vereyim. Benim hakkımda da geçmiş yıllarda, yani Recep Tayyip döneminde epeyce cumhurbaşkanına hakaret davası açılmıştı... Ve işin ilginç yanı, yaklaşık 15 davadan tutuklanma olasılığım yüksekti.

Bunca yıllık gazeteciyim, meslekte 50 yılı devirdim.

Yazılarımın hiçbirinde hakaret, iftira, yalan vesaire yoktu. Peki sonuç ne oldu

Recep Tayyip günün birinde mahkemelere başvurdu ve açtırdığı bütün hakaret davalarını geri çekti.

Belgesi bende... Uygun bir zamanda bunu da yazacağım.

Ama bu açıdan bakıldığında değişen hiçbir şey olmadı.

Ancak bu süreç beni de kendi çapımda bazı önlemler almaya itekledi.

Burada açıkça itiraf ediyorum, hele yargının kuşatıldığı bu dönemde yazılarımı çok daha dikkatle yazıyorum.

İstanbul'a, yazı işlerine geçmeden önce birkaç kez dikkatle okuyorum, kendi kendime talimat veriyorum...

"Aman haa şu cümleyi kullanma, başına iş açabilir!"

Başka bir deyişle kendi kendimi sansür ediyorum. Bunu, yani yazılarını sansür ettiğini her gazeteci itiraf edemez ama işte ben ediyorum.

Ya da belli konulara girmiyorum. Bunun iki nedeni var. Ya o konuyu yeterince bilmiyorum ya da bu yaştan sonra durup dururken tutuklanmak istemiyorum.

★★★

Gün geçmiyor ki bir gazeteci meslektaşımız tutuklanmış olmasın! Muhabirler, televizyon sunucuları, köşe yazarları, sayın sayabildiğiniz kadar!

İşte size kıdemli yazarlarla birlikte özellikle genç muhabir arkadaşlardan bazı isimler:

Merdan Yanardağ, Fatih Altaylı, Alican Uludağ, İsmail Arı.

Bir de Anadolu basını var ki onlar hakkında açılan davalar bize ulaşmıyor.

Fatih Altaylı'yı iyi tanırım. Hele de Merdan Yanardağ'ı...

Fatih cumhurbaşkanına hakaretten tutuklandı ve aylar boyu hapis yattı. Ne demiş de cumhurbaşkanına hakaret etmişti

Merdan'ın tutuklanma nedeni ise çok daha ilginç!

Casusluk!

Kime nasıl casusluk yapmış, memleketin sırlarını yabancılara mı satmış, vallahi merak edilmeyecek gibi değil.