Sevgili okurlarım, bu memlekette yaşayan gerçek gazeteciler olarak bazen aklımıza bir takım sorular takılıyor. Bizim elimizde medya gücü var. Dolayısıyla bu gücü kullanarak kuşkularımızı dile getiriyoruz, soruyoruz...
Bunlar uçuk olmayan mantıklı sorular... Ve bekliyoruz ki ilgili kişi veya kuruluşlardan bir açıklama gelsin, yanıt gelsin.
Ama gelmiyor!
Herhalde bizi takmıyorlar!
Bu durum Meclis çatısı altında da ne yazık ki böyle. Milletvekilleri soru önergesi veriyor. Yasalar uyarınca hükümet bu önergelere 15 gün içerisinde yanıt vermek zorunda.
Ama verilmiyor.
Başka bir deyişle bu Tayyipgiller iktidarı biz gazetecileri takmadığı gibi, Meclis'i de takmıyor.
Türkiye'de hırsızlıkların, yolsuzlukların, vurgunların önü işte böyle açılıyor.
Peki niçin yanıt vermiyorlar veya veremiyorlar
İktidarın taktiği şu:
"Bunlar aynı konuyu bir kez, iki kez ve bilemediniz üç kez gündeme getirir. Her gün aynı şeyi yazıp söyleyecek değiller ya! İşinize gelen konularda yanıt verin ama gelmeyen konularda asla vermeyin.. Konuyu zamanla unutur giderler."
★★★
Yandaş, kendilerinden olmayan gazetecilerle asla konuşmazlar. Onların telefonlarına hiçbir zaman çıkmazlar.
Arayan eğer kendi adamları ise konuşurlar, işlerine gelen bilgi ve belgeleri onlara sızdırırlar!
Bu iş Türkiye'de artık gerçek bir komediye dönüştü.
Örneğin benim kafamda bir soru var:
Bir süre önce Rusya'dan S-400 hava savunma füzeleri satın almıştık. Bu iş için Rusya'ya peşin para olarak tam 2 milyar 500 milyon dolar ödemiştik. ok büyük bir paradır. Yani bizim Tayyipgiller bunu da yaptı.
Hemen ardından ABD bu satın almaya karşı tepki koydu. İlginç bir olaydı, S-400 füzelerinin ABD'nin onayı olmadan çalışmayacağını bizimkilere açıkça bildirdi. Aradan yıllar geçti, bu füzelerin nerede olduğunu bilen yok. Günün birinde çalıştırıp çalıştırmayacağımızı da kimse bilmiyor.
İyi de kardeşim, bu iktidarın en üst düzey şahısları bu 2 milyar 500 milyon doların hesabını günün birinde acaba verecekler mi, yoksa vermeyecekler mi!
Alın size bir soru!
Eğer bu saçma sapan harcamayı, hatta onda birini bile CHP'li bir belediye yapmış olsaydı başkanı derhal tutuklanır, acele yargılanır ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilirdi.
Peki şimdi bunun hesabını verecek bir makam, ya da kişi yok mu
Yok efendim yok!
★★★
Suriye'de Türkiye Cumhuriyeti'ne ait yurt dışındaki tek vatan toprağı olan Süleyman Şah Türbesi... 1921 yılında uluslar arası bir anlaşmayla bize katılan, üzerinde ay yıldızlı bayrağımızın dalgalandığı tek vatan toprağı. İkincisi yok! Fırat nehri üzerinde bir adacık. Sınırımıza mesafesi sadece 25 kilometre.
Bu iktidar vatan toprağımızı yıllar önce iki terör örgütüne hiç utanmadan teslim etti. IŞİD ve PKK'ya...
Bayrağımızı indirip yaktılar, türbemizi patlayıcılarla yok ettiler.
Ben bu konuyu bu köşede defalarca yazdım, bir yanıt verilmesini istedim. Bundan sonra da fırsat buldukça yazmayı sürdüreceğim.

14