Spago'da müzik, gecenin karakterini belirleyen bir unsur

Cumartesi akşamı Ricky Martin konseri için KüçükÇiftlik Park'taydım.

İstanbul'un yaz gecelerine çok yakışan, enerjisi yüksek bir konserdi.
Konser sonrasında geceye devam etmek için adresimiz tabii ki Spago İstanbul oldu.
Kapısından içeri girdiğiniz anda mekânın ne kadar dolu olduğunu görüyorsunuz.
Çünkü Spago yalnızca yemek yenilen bir restoran değil, İstanbul'un çeşitliliğini aynı çatı altında buluşturan şık bir buluşma noktası.
Boğaz manzarası kalabalığın arkasında süzülürken, müziğin temposuna kapılmamak, dans etmeden durmak pek mümkün değil.
Spago'nun en sevdiğim yanı da tam olarak bu. Yemek, müzik, manzara ve gece hayatı birbirinden kopuk değil, aksine birbirini tamamlıyor. Gece bir noktadan sonra nasıl akıp gidiyor, fark etmiyorsunuz.
Cumartesi gecesi DJ kabininde Gizem Çınar vardı. Gecenin ritmini size şöyle tarif edeyim: Bir süre sonra beyniniz de vücudunuz da müziğin içinde kayboluyor.

Haberin Devamı


Türk DJ'lerin uluslararası sahnede giderek daha görünür olduğu bir dönemde, geniş müzik seçkisi, yüksek enerjisiyle DJ Gizem gümbür gümbür geliyor. Ben şimdiden söyleyeyim, siz de radarınıza alın.
Üstelik yalnızca DJ kabinindeki performansıyla değil, hazırladığı projeler de var. Türk pop müziğinin tanınan isimleriyle yeni çalışmalar yapıyor.
Duayen Selda Bağcan'ın repertuvarındaki eserleri elektronik müzikle yeniden yorumlamaya hazırlanıyor.
Yani önümüzde yalnızca iyi müzik çalan değil, kendi müzikal dilini de kurmaya çalışan genç bir DJ var.
Dünyanın pek çok şehrinde iyi restoranlar, şık rooftop'lar ve başarılı DJ performansları deneyimledim. Ama Spago İstanbul'daki keyfi başka hiçbir yerde bulamıyorum. Çünkü müzik; mutfak, manzara ve servis kadar gecenin karakterini belirleyen bir unsur.
Kısa bir not:
Temmuz başında dünyaca ünlü şef Wolfgang Puck da doğum gününü Spago İstanbul'da kutladı. Şef, Spago İstanbul Genel Müdürü Deniz Zengin'e, İstanbul'daki misafirperverliğin başka şehirlerde bulunmadığını söylemiş.