Bireysel tercih değil, kötü ekonomi yönetimi…

Elif Çakır
24.12.2025
6

Bir ülkede, ekonomiden adalete, sağlıktan eğitime kadar her alanda tek yetkili olan cumhurbaşkanı, "eve ekmek götüremiyoruz" diyen vatandaşına "abartıyorsun, al şu çayı da keyif çayı iç" diyebiliyorsa; o ülkede bir bakanın, emeklilerin tuvaleti olmayan otellerde yaşamasını "bireysel tercih" olarak görmesi hiç şaşırtıcı değildir.

Geçen hafta Oksijen Gazetesi'nden Mine Şenocaklı, emekli maaşlarıyla geçinemeyen emeklilerin hayatta kalma mücadelelerini bütün çıplaklığı ile ortaya koyan, vicdanları yaralayan bir habere imza attı. Hem de emeklilerin dramı gelmiş Beştepe'nin burnunun dibine, gözünün önüne kadar dayanmış.

En düşük emekli aylığı 16 bin 881 lira. Dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 29 bin lira, zorunlu masraflarla yoksulluk sınırının 97 bin lira, çalışan tek kişinin yaşam maliyetinin 38 bin 752 lira olduğu ülkemizde emekli maaşı en yükseğinden olsa ne yazar

Maaşları hiçbir şeye yetmeyen "kırk satır mı kırk katır mı" seçeneğine mahkum edilen emeklilerimiz tuvaleti, banyosu olmayan ucuz otel odalarına sığınmışlar. Üstelik çoğunun yaştan kaynaklanan ciddi sağlık sorunları da var. Evlerinde rahat etmeleri gereken bir yaş grubu. Ama Şenocaklı'ya konuşan emeklilerimiz, bir yandan emekli maaşlarıyla başlarını soktukları otel odalarının ücretlerini ödeyip, çünkü maaşları başka bir şeye yetmiyor, bir yandan da karınlarını doyurmak için çalışmak zorunda olduklarını anlatıyorlar.

Ama Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'a göre emeklilerin tuvaleti, banyosu olmayan otel odalarında kalması "bireysel tercih"miş! Emeklilerin tuvaleti, banyosu olmayan otel odalarında kalmaları "toplumsal bir kriz gibi sunulmaya" çalışılıyormuş!

TBMM Genel Kurulu'ndaki bütçe görüşmelerinde DEM Parti Grup Başkan Vekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Mahinur Göktaş'a Oksijen'deki haberi soruyor:
"Emekli olan yaşlılarla ilgili çıkan haberi gördünüz mü Şurada Ankara'da Ulusta tuvaleti, banyosu olmayan tek kişilik odalarda kalan emeklilerin haberini okudunuz mu Günlüğü 200 lira..."

Haberi gördüğünü söyleyen Bakan Göktaş diyor ki:
"Bireysel tercihler, bilinçli olarak vatandaşları yanıltmak amacıyla toplumsal bir kriz gibi sunulmaya çalışıldı."

Sayın Mahinur Özdemir Göktaş üstüne basa basa "Biz gittik oraya, gittik" diyor ama muhtemelen Bakan Özdemir'i Ulus'ta "bireysel tercihler" nedeniyle "mutlu mesut" otel odalarında yaşamlarını sürdürenlerin olduğu başka bir otele götürdüler.

Çünkü hiç kimse tuvaleti, banyosu olmayan bir otel odasında kalmayı tercih etmez. 100 lira pahalı geldiği için 15 günde bir duş almak bireysel bir tercih olamaz. Hele de 70'li yaşlarda kimse böylesi bir yaşamı tercih etmez.

Ama maaşı 16 bin 881 lira olan, tek başına kiraya çıkamayan, çünkü en kötü evlerin kirasının 15-20 bin lira olduğu bir ülke gerçeğinde "maaşımı eve mi vereyim, karnımı mı doyurayım, faturalarımı mı ödeyeyim" hesabı yapan bir vatandaş gider başını sokabileceği bir otel odasına sığınır.

En rahat etmesi gerektiği yaşlarda evinin kirasını ödemeyecek acizliğinde kim olmak ister
Nitekim 200 liraya otel odasında kalan bir emekli "Ben de istemez miyim bir evim olsun, sakince girip çıkayım, istediğim zaman tuvalete gireyim, istediğim zaman banyo yapayım. Ama kazancım ancak buraya yetiyor. 6 bin lira aylık veriyorum" diyor.

Nasıl beslenebildiğine dair soruya verdiği yanıt yüreklere taş gibi oturuyor: "Yumurta, patates haşlıyorum daha çok. Salata yapıyorum. Malzeme alabilsem çok iyi yemek yaparım da..."


Bakan hanımefendi yanıtlasın bakalım böyle bir yaşam "bireysel tercih" olabilir mi

Gerçekten anlatsın, anlatsın da biz de ikna olalım.

Kim böyle bir yaşamı tercih edermiş

Kim kendisine böylesi bir sadistlik yaparmış

Mesela bir emekli "böyle giderse cenazem otelden kalkacak" diyor.

"Benim bireysel tercihim, yaşlılığımda sefalet içerisinde yaşamak istiyorum, duşu, tuvaleti olmayan bir yaşamı merak ediyorum. Hayatımı böyle tamamlayacağım, cenazemin de sefalet içerisinde yaşadığım otelden kalkmasını istiyorum" diyen birinin akıl sağlığından şüphe edilir.

Böyle bir bireysel tercih nasıl olabilirmiş Bakan Göktaş yanıtlasın, tane tane anlatsın, biz de anlayalım.