Cozumel: Ixchel'inizinde, Maya kadınlarının kutsal yolculuğu

Bazı yerler vardır; yalnızca gözünüze değil, hafızanıza da yerleşir. Ayak bastığınız anda temposunu size geçirir. Koşmayı bırakır, nefesinizi dinlemeye başlarsınız. İşte Cozumel tam olarak böyle bir ada. Meksika'nın Karayip sularına uzanan bu sakin parça, bugün palmiye ağaçları ve beyaz kumlarıyla bilinse de, binlerce yıl önce kadınlar için kutsal bir yolculuğun varış noktasıydı.

Cozumel, antik Maya Civilization için sıradan bir ada değildi. Burası, doğurganlık, Ay, şifa ve kadın enerjisinin simgesi olan tanrıça Ixchel'e adanmış en önemli merkezlerden biriydi. Maya kadınları, yaşamlarının dönüm noktalarında — hamilelik, doğum, hastalık ya da ruhsal arınma dönemlerinde — ana karadan kanolarla Cozumel'e gelir, Ixchel tapınaklarında adaklar sunardı.

Bu yolculuk kolay değildi. Günler süren deniz geçişleri, ritüel oruçları ve arınma törenleriyle tamamlanırdı. Amaç yalnızca ibadet etmek değil; bedeni ve ruhu yeniden dengelemekti. Maya kozmolojisinde kadın bedeni, doğayla aynı döngüye sahipti. Ayın evreleriyle regl döngüsü, toprağın verimliliğiyle doğurganlık arasında doğrudan bir bağ vardı. Ixchel bu döngünün koruyucusuydu.

Bugün adanın iç kesimlerinde hala bu kutsal geçmişin izlerine rastlamak mümkün. Ormanın içine gizlenmiş taş temeller, alçak tapınak kalıntıları ve rüzgarla fısıldaşan ağaçlar… Maya mimarisi hiçbir zaman doğaya hükmetmez; onunla birlikte var olur. Cozumel'de bunu iliklerinize kadar hissediyorsunuz.

Sahil boyunca yürürken denizin rengi önce turkuaza, sonra cam gibi bir maviye dönüşüyor. Palmiyeler ağır ağır salınıyor, bulutlar acele etmeden ilerliyor. Burada saatlerin değil, gölgelerin hareketi önemli. Ayakkabılarımı çıkarıp kuma bastığımda, şehir hayatında unuttuğum o basit hissi yeniden hatırladım: Toprağa temas etmek. Belki de Maya kadınlarının yüzyıllar önce kurduğu doğa bağı hâlâ adanın havasında dolaşıyor.

Yerel dansçıların tüylerle süslü kostümleriyle sergilediği ritüeller, yalnızca turistik bir gösteri değil; yaşayan bir kültürün devamı gibi. Bu danslarda güneş, ay ve toprak döngüleri sembolize ediliyor. Her adımda bir niyet, her ritimde bir şifa var.

Adada dolaşırken yerel içecek üretimini anlatan panolara rastladım. Mavi agav bitkisinin sekiz yılı bulan büyüme süreci, bakır imbiklerde damıtılışı ve fıçılarda dinlenişi… Her şey sabır üzerine kurulu. Maya zaman anlayışında da her şey döngüseldir; acele edilmez. Cozumel'in bugünkü sakinliği belki de bu kadim bilgiden geliyor.