Tüm normallere aykırı bir Amerikan aygırı

Bataklıkta büyümüş bir diken ağacı o.

Etle beslenen bitkiler vardır ya, bu da o yamyam bitkilerin dikenli bir türü.

Aklınıza hangi tür kötülük geliyorsa bunları işlemiş bir aygır. Satanistlik mi ararsınız, yamyamlık mı arasınız, çocuk ve bebek katilliği mi arasınız, seks sapıklığı mı dersiniz, pedofilistlik mi dersiniz, insanlara hakaret mi dersiniz, yağcılık mı dersiniz, yalakalık mı dersiniz, başka devletlere haksız hukuksuz saldırı mı dersiniz, adam kaçırma mı dersiniz, başkalarıyla alay etmek mi dersiniz, tehdit mi dersiniz, şantaj mı dersiniz, gurur kibir mi dersiniz, aklınıza ne gelirse bu kötülükleri işlemiş bir tip bu Donald Trump.

Bu kötülükler ve aykırılıklar kralı ile şahsi dostluk kuran kişilere şüphe ile bakılabilirse de, bunlar şahsi tercihler olarak anlaşılıp üzerinde fazla da durulmayabilir.

Ama bu herif ile; temsil ettiği devlet dolayısıyla dostluk kuran, temsil ettiği devleti büyük tehlikelere atıyor demektir.

Bu normal olan her şeye aykırı Trump'un, bırakın düşmanlarını, dostlarını bile bir kaşık suda boğacak bir yaratılışta olduğunu anlamak için başka devletlere ya da başka devlet yetkililerine yaptıklarının bazılarına bir göz atmakta fayda vardır.

Hatırlayalım, kahraman Silahlı Kuvvetlerimiz Suriye içlerinde, Amerika'nın verdiği 50 bin TIR dolusu olduğu dillendirilen ağır silahlarla ülkemizi tehdit eden PKK unsurlarını temizleyip, silahları etkisiz hale getirmek için başlattığı ve başarılı bir şekilde yürüttüğü operasyonu durdurmak için adi tehdit ve şantajlarına ilaveten Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, "Aptallık etme" diyerek şerefsizce hakaret etmişti.

Gazze'de her gün yüzlerce şehit verme pahasına ölüm kalım mücadelesi veren Filistinli Müslümanlara hakaret üstüne hakaret ederek, onları bulundukları yerden çıkarıp orayı kumarhaneler ve başka bilmem ne haneler inşa ederek turizme açacağını küstahça ifade edebilmişti. Gazze'deki Filistin mücahitlerini "güvendikleri" üç devleti garantör ilan ederek ellerindeki esirleri aldırmış, ama garantörlerin ellerini kollarını bağlayarak İsrail katliamlarının devam etmesini sağlamıştı. Şimdilerde de "Barış Konseyi" oyunu ile onların ellerindeki silahlarını almanın peşine düşmüş durumda.

Venezuela'nın petrolünü ellerinden almak için yaptığı haydutça saldırı ortada. Kanada'yı, Grönland için Danimarka'yı nasıl tehdit ettiğini herkes biliyor.

İran ile anlaşma yapmak için masada iken yaptığı kahpece saldırı halen dünyanın gündeminde.

İran'a saldırırken büyük cinayetler, suikastlar unutulmaz cinsten katliamlar halen konuşuluyor. Hele satanistliğinin bir gereği olarak, içi cıvıl cıvıl çocuk dolu iken okulları bombalatıp yüzlerce masumu nasıl katlettiğini bilmeyen ve hayret etmeyen yok.

Devletler hukukunu hiçe sayarak, her gün fırıldak gibi yalan üstüne yalan ürettiğini, ağzından küfür ve hakaretin hiç eksilmediğini herkes görüyor.

Yine İsviçre'de kurulan İran-ABD barış masasını sebepsiz yere devirerek İran'ı bombalamaya başladığını öğrendik.

Bu ve benzeri tüm normallere aykırı Amerikan aygırı, NATO zirvesi için Ankara'ya gelecekmiş. Bu seyahat öncesi Cumhurbaşkanı Erdoğan'a methiyeler düzdüğünü, Türk ordusunun güçlü ve güzel bir ordu olduğuna dair süslü laflar ettiğini öğrendik.