Reis'i yedirmeyin!

Reis'in gerçek yakınlarına ve aile fertlerine tavsiyelerimiz var. Acizane...

Hangi sıfatımızla

17 yıllık beraber çalışmışlığımız var. Hem Refah Partisi'nde, hem İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde hem de özel mali müşaviri olarak. Aile dostu olarak. Bize abi diye hitap ederdi. O Millî Görüş'ten ayrıldığında ve daha sonra peşine gitmedik, bu aramızın açık olduğu anlamına gelmez. O yıllardan birazcık hatırımız kaldıysa, o hatırımızı kullanmak isteriz. Kendisine bu yazımızı iletmezler, onun da okumaya vakti olmaz zaten. O bakımdan "gerçek yakınlarına ve aile fertlerine" yazıyoruz.

Reis, Millî Görüş'ten ayrılıp, planladığı yeni siyaset yoluna çeyrek asır önce bazılarını ortak tanıdığımız yakın arkadaşları ve bazı aile dostları ile beraber gitti.

Aradan 25 yıl geçti. Anlaşıldı ki, yukarıda zikrettiğimiz arkadaşları ve aile dostlarından bazıları başından beri Reis'in başarısı için değil, hep kendi dünyalıkları için çalışmışlar. Bunların kendileri köşe olduğu gibi, kendi aile ve yakınlarını da köşe ettikleri ortaya çıktı. Her biri Karun kadar zengin olmuş, milyarlara bozuk para gibi bakmaya başlamışlar, yurt içinde ve zengin ülkelerde edindikleri tapuları koleksiyon yapmışlar, üretim için değil, üçkâğıt için şirketler kurmuşlar, vatandaşlara tuzaklar hazırlayıp vurgunlar yapmışlar. Hem de 25 yıl öncesinden yola çıkıldığından beri bunu yapmaya çalışmışlar. Reis'i yanıltarak, vurgun yapacakları köşe başlarına "müsait" adamlarını tayin ettirmişler. Kendi vurgunlarına hizmet edecek kişileri milletvekili ya da bakan yaptırmışlar. Reis'in son fon vurgunu karşısında şaşkınlığına bakarsak, bunları ondan habersiz ve onu yanıltarak yapmış oldukları anlaşılıyor. Son okuduğumuz haberler doğruysa şayet, bu menfaatçilerin beraber hareket ettikleri 150 milletvekili, 180 yargı mensubu, 30 vali ve kaymakam varmış. Acaba diğer kritik noktalarda kimleri var açıklanmış değil. Reis'in özel ve genel konuşmalarını, sloganlarını ve politika esaslarını da bu kişilerden bazılarının yazıp oluşturduğu belli oldu. FETÖ denilen oluşumun kadrolaşmasına yakın bir oluşumdan bahsediliyor. Son günlerde bunların Reis'in aile fertleri arasına da fitne tohumları ekmeye yeltendikleri görülmektedir.

Reis, büyük bir hayal kırıklığı ve öfke nöbetine girmiş. "Ucu kime giderse gitsin, hepsi hakkında işlem yapılmasını" defalarca emretmiş. Hem de bir cerrah titizliği ile. Ama gelin görün ki, asrın soygununu yapan o doymaz yakın arkadaşları ve onların aile dostlarına ucu dokunduğu anda, bir iki saat sonra operasyonlar durdurulup, yapılan işlemler geri aldırılıyor. Üstelik "Bizi tutuklayacak daha anasından doğmadı, bu işi beraberce yaptık" gibi son derece küstah ve Reis'i yıpratıcı karşılıklar veriliyormuş. Dünyalık hırsı ile gözleri dönmüş olan bunların, son derece tehlikeli bir oluşum oldukları, Reis'i artık dinlememeye başladıkları net olarak anlaşılmıştır. Dinlememek bir tarafa, verdikleri bu karşılıkların bir şantaj anlamı taşıdığı da ifade ediliyor. Ayrıca birileri bugünlerde "vatan ihaneti" deyimini sık kullanır oldular. Bunlar hepimizi yerimizden zıplatacak sözler. Reis'in yola çıkarken hiç de isabetli yoldaşlar seçemediği bugün anlaşılmaktadır.

Çok önemli bir konu daha var: