Azerbaycan ülkesi kardeş mi, kalleş mi

Çok önemli bir konu ve biz bu konuyu ironik tespitlerle anlatmaya gayret edeceğiz.

Resmi söylemlerde ve halkımızın büyük bir kesiminin dilinde şu cümleler ile anlatılır Azerbaycan:

"Kardeş ülke Azerbaycan."

"Türkiye ve Azerbaycan tek millet, iki devlet."

"Dost ve kardeş iki devlet, Türkiye ve Azerbaycan."

Ve benzer cümleler...

Azerbaycan halkı ve resmi çevreleri de Türkiye için bunun gibi cümlelerle kardeşlik vurgusu yapar her vesile ile.

Biz bu iki devletin yakın geçmişine baktığımızda hiç de öyle olmadığını görüyoruz.

Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı inşası ve anlaşmasına dayalı olarak bizim limanlarımıza kadar getirilip, oradan dünya pazarlarına sevk edilen petrol konusunda "kardeşlik" değil, "kalleşlik" kuralları işletilmiş gibi görüyoruz.

Bir defa bu hattın işletilmesi konusunda yapılan anlaşmada Azerbaycan, Türkiye'yi esaslı bir şekilde aldatmıştır. Nasıl mı

Azerbaycan, Türkiye'nin bu işlemlerden alacağı varil başına fiyatı cazip göstererek ve dikkatleri o konuya çekerek anlaşmanın diğer şartlarını iyi incelemesinin önünü kapatmıştır. Sevk edilecek her varil petrol için 1,27 dolar çok cazip bir fiyat olduğu için, Türk "BOTAŞ" yetkilileri bu fiyatı görünce heyecanlanarak anlaşmadaki diğer şartları inceleme lüzumunu es geçmişlerdir.

Azerbaycan buradan akıtılacak petrolün en büyük müşterisinin Türkiye'nin potansiyel düşmanı olan İsrail olduğu bilgisini bizim ekipten gizlemiştir.

Bu anlaşma yapılırken Azerbaycan, "fors majör halleri" yani mücbir sebeplerin tahakkuku halinde Türkiye'nin bu anlaşmayı askıya alabileceği durumları anlaşmaya dahil etmemiştir. Bu inanılmaz büyük bir kalleşliktir. İşte bu yüzden katil İsrail her türlü savaş suçunu işleyerek, Filistin'de Müslüman kardeşlerimizi çoluk, çocuk, bebek, kadın, erkek fark etmeksizin katliam yaparken ve hastaneleri bombalarken kullandığı uçak ve tank yakıtlarını bizim topraklarımızdan ve limanlarımızdan tedarik ettiği Azerbaycan petrolünden karşılamış ve halen karşılamaktadır. Bu katliamlar ve işlenen savaş suçları yapılan anlaşmada "fors majör sebep" kabul edilmediğinden, Türkiye bu petrol akışını durduramamaktadır. Bundan daha beter kalleşlik mi olur

Türkiye, bu yüzden o kadar zor durumlara düşmüştür ki, resmen anlaşma gereği önleyemediği İsrail'e bu yolla petrol akışını "kardeşçe yalvarıyoruz, birazcık hatırımız varsa katil İsrail'e bu petrol sevkiyatını durdurun" diye ricada bulunmasına rağmen ve Azeri yetkililer "tamam, durdurduk" demelerine rağmen, gemilerinin sinyal sistemi ile dünyayı aldatarak zalime yardıma devam etmektedirler. Hem kardeş ülke Türkiye diyeceksin hem de kalleşliğe devam edeceksin. Bu nasıl bir kardeşliktir, Allah aşkına

Azerbaycan bizim topraklarımızdan ve denizlerimizden İsrail'e petrol akıtırken ve bizim bu rezalet durumu protesto eden yürekli insanlarımızı "bunlar Cumhurbaşkanı'na hakaret ediyorlar" diye gammazlamak için içimize fitneci "SOKAR" duruma bile gelmiştir bu Azerbaycan. Bu yüzden bu yürekli insanlarımızı günlerce hapiste tutturup, maddi manevi işkence çekmelerine sebep olmuştur bu kalleş Azerbaycan.