Son yılların en çok konuşulan ülkelerin başlarında Yemen gelmektedir. Müslümanların çoğu bu ülke insanlarının mahrumiyet ve mağduriyetini, birçoğu da kahramanlıklarını konuşuyoruz.
Yemen'in enteresan ve uzun bir tarihi var. Tüm tarihini anlatmak için ciltler dolusu kitap yazmak gerekir. Ama biz yer darlığından dolayı sadece asrısaadet tarihindeki Yemen'i, o da kısaca dile getirebileceğiz.
Önce bir gerçeği bir iki cümle ile ifade edelim. Önceki bütün peygamberler belli bir kavme veya belli yörelerdeki insanlara gönderilmişti. Son peygamber olan Hazreti Muhammed (S.A.V.) ise tüm insanlığa gönderilmiştir.
Peygamberimiz 13 yıl Mekke'de, 6 yıldır da Medine'de kendisine şiddetle karşı çıkan, o savaştan bu savaşa Müslümanlara saldıran Mekkeli müşriklerle mecburen meşgul olmuş, görevli olduğu tüm insanlara yeterince ulaşma fırsatı bulamamıştı.
Yıl Miladi 628, Hicri 6. yıla gelindiğinde Huydeybiye'de Mekke müşrikleri ile 10 yıllık savaşmama antlaşması imzalandığında, artık dünyaya açılma fırsatını bulabilmişti. Hudeybiye'den Medine'ye döner dönmez, dünyanın belli başlı devlet başkanları ve kabile topluluklarına İslam'a davet mektupları gönderdi.
Bu arada Mecusi Sasani (İran) devlet Başkanı'na da bir davet mektubu yazarak, sahabelerden Abdullah Bin Huzafe (R.A.) ile gönderdi. Kisra II Perviz bu mektubu yırtıp yere atarak elçiyi huzurundan kovdu.
O tarihte Yemen Sasani Devleti'nin bir vilayeti idi ve Bazan isimli bir valinin yönetiminde idi. Kisra II Perviz Yemen Valisi Bazan'a bir emirname yazarak, "Peygamberlik iddia eden ve Medine'de bulunan bu kişiyi yakalayıp huzuruna getirmesini" emretti. Bunun üzerine Bazan Peygamberimizi alıp Yemen'e getirmeleri için bir ekip hazırlayıp, Medine'ye gönderdi. Ekip Bazan'ın emrini ihtiva eden mektubu bir akşam vakti gelip Peygamberimize verdiler. Elçileri iyi karşılayan Peygamberimiz, onları İslâm'a davet etti; fakat korktuklarını gördü. Bu gece dinlenmelerini sabahleyin gelmelerini ve gereğini yapacağını ifade etti.
Peygamberimiz o gece Kisra II. Perviz'in kendi oğlu olan Şireveyh tarafından öldürüldüğünü vahiy yoluyla öğrendi. Ertesi gün bu haberi gecenin hangi zamanında olduğunu da ifade ederek elçilere bildirip, artık Şireveyh'in Kisra tahtına oturduğunu ve kendilerinin mektuptaki görevlerinin geçerli olmadığını ifade ederek:
"Şimdi Vali Bazan'a gidin ve ona; eğer Müslüman olursa idaresindeki memleketi ona bırakarak kendisini vali tayin edeceğimi söyleyin" diye buyurdu.
Vali Bazan bu duydukları karşısında şaşkına döndü. Yaptığı istişare neticesinde Sasani başkentine bir elçi göndererek durumu tetkik edip acele olarak kendisine bilgi getirilmesini istedi.
Gidip geri gelen haberci aynen Peygamberimizin aktardığı gibi, günü ve zamanı ile bu olayın doğru olduğu haberini Bazan'a ulaştırdı. Üstelik yeni Kisra Şireveyh Bazan'a bir de emir göndermişti. Bu emrinde diyordu ki: "Bundan önce Medine'deki Peygamberlik iddiasında bulunan şahıs hakkın verilen emrin gereğini şimdilik yerine getirme, yeni emirlerimi bekle."
Bazan o zaman Peygamberimizin Hak Peygamber olduğunu anladı. Müslüman olmayı kurtuluş için bir vesile kabul etti ve Sasanilerle olan siyasi bağını kopardı. Müslüman olduğunu bildirmek üzere Vebr Bin Yuhannis ile Firuz Ed-Deylemi'yi Peygamberimize gönderdi. Peygamberimiz de onu Yemen Valisi olarak tayin etti. Miladi 629 senesi idi.

14