Toz duman dağılınca...

Üst perdeden konuşmalar. Hiçbir şey olmamış havasında, kamu imkanlarının hortumlanması suretiyle edinilen parayla 'çaldıkları' partide mahkeme kararıyla sona erdirilen hükümranlıklarının devamı talebi.

'Eğer olmazsa' diye başlayan, ekonomiyi olumsuz etkilemek ve benzeri tehditler. Özetle, genel başkanlığı kazanmayıp, getirilen birisinin boyunu çok aşan iddialı sözler...

Rakiplerinin sakin bir şekilde bekledikleri gerçekleşti ve bir ara CHP Genel Başkanı seçtirilmiş olan Özgür Özel -aceleyle kendini seçtirdiği CHP Grup Başkanlığı konusu tartışmalı olduğu için-, CHP Manisa Milletvekili unvanıyla kalakaldı.

CHP'nin tartışmalı 38. Kurultay'ı ile ilgili mutlak butlan kararını 'tanımadığını' söylemek, kolay. Ancak, tanımadığı kararın iptali için YSK ve Yargıtay'a başvuru yapmanın inandırıcılığı iptal edeceğini bilmemek, cehalet gösterisi.

Mahkeme tarafından yönetimden uzaklaştırılanlar, 'partiyi biz yönetecek, kurultaya biz götüreceğiz, genel merkezi de terk etmeyeceğiz' ve benzeri çıkışlarının karşılığının olmadığını kendileri de biliyorlar tabii. Ancak bunları yapmazlarsa, patronun kızabileceğinin de farkındalar.

Özel'in, 'ne kadar kriminal tip varsa toplamışlar, genel merkezi tahrip edecekler' açıklamasını müteakip CHP Genel Merkezi'ni işgalcilerden temizlemeye gelen kolluk kuvvetlerine direnenlerin vandallıkları, kriminal tiplerin kim olduğunu anlamayı kolaylaştırdı.

Elinde bahçe hortumuyla polisi ıslatmak için terasta bekleyenler yanında masa, koltuk, sandalye ve yangın söndürme tüpleri ile güvenlik güçlerine saldıran kriminal tipler, Özel'in yandaşlarından başkası değildi.

Tartışmalı bir şekilde genel başkanlık koltuğuna 'getirilen' Özel'in, kuyruğu sonuna kadar dik tutma çabası tabii ki anlaşılabilir bir şey. Mutlak Butlan kararı sonrası süreci yönetme konusunda çuvallayan Özel'in, liderliğe hiç uygun olmadığını ispatlaması, kendisini genel başkanlığa taşıyanların da dikkatinden kaçmamıştır