Muhabbeti çok seven bir milletiz.
Nüfus konusu ile ilgili herkesin kendisine göre bir fikri olması, normal.
Ancak, ülkemizin nüfusunun mutlaka azaltılması gerektiği şeklindeki beşinci kol faaliyeti kokan dış kaynaklı fikir ve eylemler dikkatli olmayı gerekli kılıyor.
Devletlerin dostları değil çıkarları olduğu söylenir. Dolayısıyla devletlerin kendi aralarındaki oyunlar arasında diğerlerinin nüfusunu azaltma yanında uyuşturucu ve benzeri alışkanlıkları teşvikle kalitesizleştirmeye yönelik gizli ya da açık çabalar her daim söz konusu.
Kendilerine has sapkın emeller taşıyan ve güya insan nüfusunun genetik kalitesini artırmak amacıyla, 'sağlıklı' bireylerin çoğalmasını teşvik edip, 'hastalıklı' görülenlerin üremesini engellemeyi veya tamamen ortadan kaldırmayı savunan 'Öjenik' felsefe mensupları, ayrı ve önemli bir konu.
Dünya nüfusunun mümkün olduğu kadar azaltılmasına yönelik küresel çapta değiyik bazı çalışmaların yürütüldüğü de çok net.
Ülkelerin nüfuslarının azaltılmasına yönelik çabaları iyi niyetli olarak takdim edenler, kötü niyetlerini afişe edenleri komplo teorisi üretmekle suçlamayı sürdürüyor.
Başta Avrupa'dakiler olmak üzere birçok ülkede nüfus konusunda alarm çanları çoktandır çalmaya başlamış durumda.
Bu ülkelerin nüfusları üzerinden oynanan oyunlarla bu hususta tedbir almakta geç kaldıklarını aynı anda fark ettikleri de önemli bir ayrıntı.
Nüfusu 83,7 milyon olan Almanya, en çarpıcı örnek. Doğum oranlarının düşüşüyle nüfusu azalmaya başlayan ülke özellikle de Doğu Avrupa'dan aldığı göçlerle nüfusu dengede tutmaya çalışıyor.
Fransa, İtalya, Belçika, Polonya ve birçok Avrupa ülkesinin durumu da aşağı yukarı Almanya gibi. İç göç sebebiyle bir miktar yükseliyor gibi gözükse de Avrupa ülkelerinin tamamının

2