Başta yöneticileri olmak üzere CHP'lilerin olup bitenler karşısındaki aldırmazlıklarını izah sadedinde 'pişkinlik' sözcüğü bile zavallı kalıyor. Pişkinlik ötesi bir durum var yani.
CHP'nin genel durumu, Orhan Veli Kanık'ın, "Ne atom bombası / Ne Londra Konferansı / Bir elinde cımbız, / Bir elinde ayna;
/ Umurunda mı dünya!" şeklindeki 'Cımbızlı Şiir'inde olduğu gibi neredeyse. Özgür Özel'in şahsi kullanımına tahsis edilen bir araçta yapılan neredeyse piyasa değerinin de üzerinde olan 170 bin avroluk 'lüks dönüşüm' bedelinin Uşak Belediyesi'ne bağlı bir şirket tarafından ödendiği, net.
Önce olayı kesin bir dille inkar edip sonrasında 'araca bazı eklemeler yapılmış olabilir' noktasına gelse de 'sürecin yanlış yorumlandığı' iddiasını sürdüren Özgür Özel, 'kamu zararı tespit edilirse bunun karşılanacağını' belirterek, konuyu kendince bitirdi.
Ancak, bir belediyenin CHP Genel Merkezi'ne ait bir araca lüks dönüşüm yaptırması, kamu zararından çok kamu kaynaklarının usulsüz kullanımı ile alakalı olduğuna göre, konunun kapanmadığı bilakis yeni açıldığı söylenebilir. Rüşvet, irtikap, yolsuzluk, cinsel taciz ve benzeri sebeplerle tutuklanan belediye başkanlarına, maruz kaldıkları sıkıntılar sebebiyle istifa edenlerin de eklenmesi, kitlesini iktidara yürüdüğüne inandırmaya çalışan CHP açısından sıkıntılı bir durum.
Süren duruşmalardan dışarıya yansıyanları izahta yaşanan güçlükler, zaten ciddi bir problemdi. Bu arada tutuklu başkanlar ve bazı isimlerin etkin pişmanlıktan faydalanmak için itirafçı olmalarının CHP tepe yönetimini derin düşüncelere sevk ettiği, aşikar. Son zamanlarda açıklanan bazı kamuoyu araştırmaları, CHP'nin kan kaybettiğini açıkça gösteriyor. Ancak, CHP'nin oy oranlarındaki düşüş eğiliminin, ortaya saçılan bin türlü rezilliğe nazaran hakikaten az

4