Konuşurlarsa, acımasızca kapının önüne konulacaklarını düşündükleri için mi susuyorlar, bilinmez. Ancak, Özgür Özel'in Türkiye'nin ana muhalefet partisi liderine yakışmadığı kesin olan çeşitli açıklamaları ile ilgili olarak CHP'nin ulusalcılıkları ile maruf isimlerinin bile gıkları çıkmıyor, çıkamıyor.
Daha 'bizi yalnız bıraktınız' dediği İngiltere Başbakanı'na, 'kendimizi Terk edilmiş hissediyoruz' şeklindeki sitemleri unutulmadan, Brüksel'deki Avrupa Sosyalist Parti Liderler Toplantısı sonrası Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ile kısa bir görüşme dahi yapamayışı ile ilgili şikayetlerini dinlemek zorunda kaldık.
Yalnız bırakıldıkları, terk edilmiş hissettikleri, kısa bir görüşme dahi yapamadıkları ve benzeri şikayetlerin ana konusu, tahmin edilebileceği gibi İBB eski Başkanı İmamoğlu ile ilgili beklentilerine karşılık bulamamak.
Özel'in, Avrupa'dan ve sık sık bağlılıklarını bildirmek ihtiyacı hissettiği Batı blokundan temel beklentisi, malum. Batılı muhataplarının başta İmamoğlu olmak üzere çoğu yolsuzluk ve rüşvet, bir kısmı da terörle bağlantı sebebiyle görevden alınan belediye başkanları konusunda birtakım açıklamalar yapmalarını istiyor ve bekliyor.
Her ne kadar adına iddianame denilse de, 76 suç ortağının itirafları ile hazırlanmış, tamamı şahitli belgeli 143 ayrı yolsuzluk, rüşvet ve benzeri olayın tespiti ile hazırlanan3 bin 800 sahifelik bir dosya söz konusu. Dolayısıyla, aslında Batılı yandaşlarının da yapabilecekleri bir şey olmadığını herhalde Özel de biliyordur.
Silivri sakini, kendi haline bırakmadığı Özel'i, bulabildiği her platformda konuyu gündeme taşımaya mecbur bıraktığı için olsa gerek, CHP Genel Başkanı'nın işe yaramayacağını bilse de sonuçsuz çağrılar yaptığına şahit oluyoruz.
Böylesi bir vasatta, Özel'in beklediği sesin Avrupa'dan değil de ABD'den gelmesi ise oldukça düşündürücü. Ancak, ABD Temsilciler Meclisi'nde yaptığı konuşmada, yolsuzluk sebebiyle tutuklu Ekrem İmamoğlu'nun serbest bırakılması çağrısında bulunan

9