Kıymet bilmek…

Otobanda ters yola girdiğinde radyodan 'ters yönde ilerleyen bir araç var' anonsunu duyan Karadenizlinin, 'ne birisi, hepsi tersten geliyor' diye bağırdığı fıkrayı bilirsiniz.

Kanada Başbakanı Mark Carney'in Davos'ta, 'En güçlülerin kendilerini muaf tuttukları, ticaret kurallarının asimetrik uygulandığı, uluslararası hukukun, suçlanan ya da mağdurun kimliğine göre farklı sertlikte işletildiği kurallara dayalı düzen hikâyesinin 'kısmen' sahte olduğunu biliyorduk' sözlerini duyduklarında, 'ne demek kısmen, tamamen sahte' şeklinde söylenenlerin sayısı epey çok olmalı.

Mark Carney'in Davos Dünya Ekonomik Forumu'ndaki konuşmasının en dikkat çekici taraflarından birisi de, 'Bu (kurallara dayalı düzen) kurgu faydalıydı. Çünkü Amerikan hegemonyasının sağladığı bazı 'nimetler' vardı' şeklindeki itirafı.

Aralarında ülkesinin de olduğu 'Orta ölçekli güçlerin' dayandıkları Dünya Ticaret Örgütü, Birleşmiş Milletler gibi çok taraflı kurumların ve dolayısıyla kolektif sorun çözme mimarisinin tehdit altında olduğu tespiti, 'öğleden sonra günaydın' dedirten Kanada Başbakanı'nın konuşmasını, özellikle de ülkemizde mebzul miktarda bulunan Batı-perestler bulup okumalı.

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Dünya Beşten Büyüktür' ve 'Daha adil bir dünya mümkün' şeklindeki sözlerini -her nedense duydukları husumet sebebiyle-, kulak ardı etme alışkanlığında olanlar, Kanada Başbakanı'nın çaresizlik çığlığını andıran sözlerinden etkilenip uyanabilirler belki.

Güvenlik Konseyi'ne dayalı mimarisi sebebiyle, beş ülkenin ipoteğinde kalan ve kendisini kuran galiplerin emirlerine uymaktan başka özelliği de olmayan Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası kuruluşların artık esamileri okunmuyor.

Açık bir şekilde adaletsizliklere alet oldukları, özellikle de mağdurlar ve onların sesi olmaya gayret eden Türkiye ve başka bazı ülkeler tarafından yıllardır haykırılan