Eve getirdiği iki okka etin akıbetini sorduğu hanımından, 'kedi yedi' cevabını alan Nasrettin Hoca'nın, kediyi tartıp da iki okka geldiğini görünce; 'bu kedi ise et nerede Et ise kedi nereye gitti' dediği, meşhurdur.
İBB başta olmak üzere CHP'li belediyelerdeki yolsuzluklar konusundaki yaygın iddialardan birisi belediye başkan ya da yetkililerin, hak edişlerini verme konusunda zorluk çıkardıkları müteahhitlere rüşvet karşılığı ödeme yaptıkları.
Özellikle de kendilerini koruma altına almak isteyen müteahhitlerin sıklıkla gündeme getirdikleri bu konunun, hayatın olağan akışına uygun olmadığı, açık. Adana Seyhan Belediyesi ile ilgili dosyada, 75 milyon liralık alacağı için yetkililere 1 milyon dolar rüşvet veren bir müteahhit söz konusu mesela.
İtirafçı Aziz İhsan Aktaş, hakedişleri karşılığında Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin ve CHP Adana Milletvekili Burhanettin Bulut'a, Oya Tekin'in eşi aracılığıyla Ankara'da 1 milyon dolar verdiğini söylemişti. Esas soru, alacağını tahsil için yarısından fazlasını rüşvet olarak vermeye razı olan bir müteahhitin, yaptığı işin kaç liralık olduğu. Ya da ortada hakikaten bir iş olup olmadığı...
Başta İBB olmak üzere birçok belediyenin dosyalarında, yapılmadığı halde yapılmış gibi gösterilen işler ve aslında alınmadığı halde alınmış gibi ödemeleri yapılan malzemeler olduğu biliniyor. Düzenlenen sahte faturalar üzerinden yüz milyarlarca liralık vurgun yapıldığı da.
İBB'nin tutuklu eski başkanı Ekrem İmamoğlu'nun meşhur Emirgan'daki villaları ile ilgili mesele, bir başka örnek. Değerleri 1 buçuk milyarı aşan üç villayı 15 milyon liraya İmamoğlu'na satan kişi, belediyeye iş yapan birisi. TOKİ'nin deprem bölgesinde tanesini 2 milyon liraya yaptırdığı konutların benzerlerinin, KİPTAŞ tarafından 4'er milyon liraya bu kişiye ihalesi, yolsuzluğun ilk adımı.

2