Karışıklık…

ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları sebebiyle karşı karşıya bulunulan hali tarif açısından 'karambol' kelimesi uygun. Ama aynı işi göreceğine göre 'karışıklık' sözcüğünü tercih edebiliriz.

ABD ile İsrail İran'a yönelik saldırıları ve İran'ın misillemeleri sürüyor. Normalde iki saldırganla İran arasında olması gereken çatışma, ABD üsleri sebebiyle bölgedeki birçok İslam ülkesini de yakından ilgilendirdiği için, bazen kafa karıştırıcı manzaralarla karşılaşmak da kaçınılmaz oluyor.

İran, ABD ve İsrail tarafından yapılan saldırılara misilleme babında Irak, Ürdün, Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar, Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman'daki ABD hedeflerini vuruyor. Güney Kıbrıs Rum Kesimi ve yanlışlıkla düşen füzeler sebebiyle Suriye'yi de listeye ekleyebiliriz.

İran'ın bölge ülkelerindeki üsleri hedef alan füzelerine karşı ABD yapımı savunma sistemlerinin kullanıldığı malum. Ne kadar işe yaradıkları ayrı bir tartışma konusu olan bu hava savunma sistemlerinin İsrail'de oldukça iyi çalıştıkları gözlenirken, diğer ülkelerde biraz yavaş kaldıkları, yaygın bir kanaat.

İsrail'in ABD açısından daha önemli olduğunu gösteren bu tespit, konunun bir yönü. Daha da vahimi ise ABD üretimi hava savunma sistemlerinin İran'ın misilleme saldırıları sebebiyle azalan mühimmat stoklarının takviye edilmesi ile ilgili. İsrail'e sınırsız mühimmat takviyesinde bulunan ABD, üslerinin bulunduğu ülkelerden gelen mühimmat taleplerini ise oyalamak suretiyle erteliyor.

Misilleme saldırılarına maruz kalan ülkelerde, üslerin yanında havaalanları, limanlar ve sivil yerleşim yerlerinin de vurulması, bir tür yan hasar olarak kabul ediliyor. Ancak, üsler dışına isabet edenlerin, hedefi şaşıran İran füzelerinden ibaret olup olmadığı da merak konusu.

İran'ın Suudi Arabistan'ın petrol tesislerine yönelik saldırıyı üstlenmeyişi, temel olarak İslam ülkelerinden hoşlanmayan İsrail'in, yaptığı bazı saldırıları karambolden istifade İran yapmış gibi gösterip göstermediği sorusunu akla getiriyor.