Batılı medya kuruluşlarından birçoğunun, gazeteciliğin temel esası 'objektifliği' çoktan rafa kaldırdıkları tespiti, üzücü ama maalesef gerçek. Bunun temel sebebinin, bölgesel ve küresel hedeflerine uygun yayın yapmak mecburiyetinde oldukları birtakım mihrakların reddedemeyecekleri talepleri olduğu söylenebilir.
Ülkemiz söz konusu olduğunda, itibarlı oldukları düşünülenleri de dahil olmak üzere 'sahibinin sesi' konumundaki Batılı medya organlarının Türkiye'yi eski haline döndürmeyi amaçlayan girişimlere destek vermeleri, şaşırtıcı değil. Sırtına vurup elinden lokmasını alabildikleri bir Türkiye, çok hoşlarına gider, malum.
'Haber kutsal, yorum hürdür' şeklindeki temel medya kuralını görmezden gelip, gerçekleri saptıran saçma sapan yorumları -muhtemelen bedelini de yüklüce tahsil ederek-, yayımlamakla kalmayıp, bunları referans almak suretiyle güya habercilik yapmaları, meselenin vahim taraflarından.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in bir makalesini yayımlayan İngiliz The Economist, Batılı medyanın içler acısı haline iyi bir örnek...
Macaristan'da Victor Orban'ın seçimi kaybetmesiyle umutlandıkları, iki ülkedeki muhalefetin benzerliği gibisinden sözler sonrasında, 'Hükümet partimi felç etmek istiyor, Cumhurbaşkanı adayımız asılsız iddialarla hapse atıldı, uydurma davalarla partime saldırılıyor' gibisinden inciler saçmış, Özel..
The Economist'in, Türkiye konusunda en azından asgari seviyede bilgilere sahip editörleri mutlaka vardır. Dolayısıyla İBB eski başkanının, kurduğu suç örgütü ile rüşvet, yolsuzluk ve benzeri suçlar işlediği gerekçesiyle tutuklanıp, halen yargılandığını herhalde biliyorlardır.
Devletin ilgili kurumlarının titiz araştırmalarıyla hazırlandığı bilinen ve toplamı 3 bin 800 sahifeyi aşan bir iddianamenin muhatabı olan İmamoğlu'nun, iki aydan

9