İnanılmayacak kadar güzel…

Suriye'de Mart 2011'de başlayan ve sınır güvenliğimiz başta olmak üzere ülkemizi de yakından ilgilendiren iç çatışmalarla ilgili olarak 'inanılmayacak kadar güzel' denilebilecek ilk gelişme 2024 yılının sonuna doğru yaşanmıştı.

İdlip'ten 27 Kasım 2024'de başlayan yürüyüşün, ciddi bir mukavemetle karşılaşmadan Hama ve Humus üzerinden devam ederek 8 Aralık'ta Şam'da neticelenmesi, hakikaten inanılmayacak kadar güzeldi.

Suriye'deki karışıklıkların başından beri işin içinde olan İran ve Kasım Süleymani üzerinden İran'ın dolaylı daveti ile ülkeye giriş yapan Rusya'nın İdlip'den Şam'a uzanan yürüyüş sırasındaki sessizlikleri, inanılmayacak güzellikler arasındaydı.

Suriye'deki rejime 1980'den itibaren verdiği desteği 2011 sonrası iyice artıran İran ve 2015 Eylül'den sonra ülkeye müdahil olan Rusya, ülkedeki Nusayri diktatörlüğe karşı mücadele edenlerin korkulu rüyalarıydı. Özellikle de katliamları ile bilinen Rus Hava Kuvvetlerine bağlı uçaklar.

Cumhurbaşkanımız ve Dışişleri Bakanımızın 'Suriye'deki gelişmeleri çok yakından takip ediyoruz' şeklindeki açıklamaları, Türkiye'nin yaşananların neresinde olduğu ile ilgili yeteri kadar fikir verici idi.

Tam olarak neler olup bittiği ile ilgili derli toplu bilgiye, 8 Aralık Zaferi'nden sonra Dışişleri Bakanımızın, 'İdlip'den başlayan yürüyüş sırasında Rusya ve İran'ın nasıl olup da müdahale etmediği' sorusuna verdiği 'konuştuk ve çekilmeleri konusunda ikna ettik' cevabı ile sahip olabildik.

Suriye'nin kendi ayakları üzerinde doğrulma yolculuğuna yönelik ilk sınama, İsrail'in ülkenin kuzeyindeki Lazkiye havalisinde yoğunlaşan Nusayrileri kışkırtması idi. Zafer yürüyüşünde rövanşist davranmamakla kendini belli eden kurmay akıl, asayiş meselesi olarak yaklaştığı Nusayri kalkışmasını suhuletle halletti.

Nusayriler üzerinden ülkeyi karıştırmakta başarısız olan dış mihraklar Dürzileri tahrik etmek suretiyle güneyden kaşımaya niyetlendiklerinde, denkleme aniden dahil olan 'Aşiretler', kurmay aklın işbaşında olduğuna işaretti.