Hürmüz Boğazı zaten açıktı!..

40 gün süren savaştan sonra Hürmüz Boğazı'nın zaten açık olduğu ortaya çıkarsa, ABD-İsrail gerçekten neyi başarmış sayılır?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, ABD ve İsrail'in İran'a karşı başlattığı saldırıların sonunda ateşkes anlaşmasına varılmasını eleştiriyor; Hürmüz Boğazı zaten savaş öncesi açık olduğu için 40 günlük çatışmanın gerçek amacının sorgulanması gerektiğini vurguluyor. İddiasını, maddi hasarın 500-600 milyar doları bulması ve çeşitli şüpheli operasyonlarla destekliyor. Peki bu anlaşma, iki tarafı savaşa sokup aynı noktaya dönüş mu, yoksa daha derin bir stratejik hesap mı?

Son olarak, 'Tahran'la 12 saat içinde anlaşmaya varılmaması halinde bir medeniyetin yok olacağı' şeklindeki açıklamaları ile tehditlerinin dozunu iyice yükselten Trump'ın 'İran'a yönelik bombardıman ve saldırıları iki hafta boyunca askıya aldıklarını' duyurması ile ABD-İran arasındaki müzakerelerde son anda olumlu bir sonuca varıldığını öğrendik.


Pakistan arabuluculuğunda yürütülen Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır'ın da katkıda bulundukları müzakerelerde, 'ABD ile İran'ın anlaşmazlık noktalarında mutabık kaldıkları ve anlaşmanın detaylarının iki haftalık ateşkes süresince tamamlanacağı' şeklindeki açıklama, ümit verici.
Böylelikle, zaten kırılgan olan ekonomik dengeleri akaryakıt fiyatlarının yükselişi sebebiyle sarsılmaya başlayanlar başta olmak üzere birçok ülke derin birer nefes aldı.


ABD Başkanı'nın tam da son anda 'İran ile iki haftalık ateşkes konusunda uzlaşıldığı ve Hürmüz Boğazı'nın açılması şartıyla saldırıların askıya alındığını' söylemesi, tabii ki sevindirici. Ancak, netice olarak dönüp dolaşıp aynı yere geldiğimizi göstermesi bakımından, düşündürücü de.
ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta başlattıkları saldırılar öncesi Hürmüz Boğazı'nın zaten açık olduğu malum. Bunu hatırlayınca da insanların akıllarına, '40 gündür bütün bu nanelerin neden yenildiği' sorusunun gelmesi, kaçınılmaz.


İlk günden beri uğradığı zararları sürekli gizlemeye çalışan İsrail'in hasar durumunun konuyla çok ilgisi yok. Ancak ABD ve İsrail'in haksız ve adaletsiz bir şekilde başlattıkları savaşla, İran'ı ve onun yanında Körfezdeki diğer halkı Müslüman ülkeleri zayıflatmayı hedefleyip hedeflemedikleri, ciddiyetle değerlendirilmesi gereken bir husus.


ABD ve İsrail saldırıları ile büyük çapta hasara uğrayan İran'da ve bu ülkenin misillemeleriyle Körfez ülkelerinde meydana gelen hasarların maddi boyutunun 500-600 milyar dolar