Hikayeleri yok, ya da uydurma...

Mahkeme tarafından genel başkanlığa getirilen Kılıçdaroğlu'nun, Özel ekibi ile mücadelede ve CHP'yi derleyip toparlamakta başarılı olup olmayacağı, gelişmelerin en çok merak edilen tarafı. Dengeli hareket edecek Kılıçdaroğlu'nun, 'arınma' konusunda neler yapabileceği, yolsuzluklara batmış CHP'yi Türkiye'nin ana muhalefet partisi haline getirmekte başarılı olup olamayacağı, öncelikli konulardan.
Yaşananlar esas olarak bir iç tartışma olduğu için CHP'de olup bitenleri 'çekirdek çitleyerek' izlemek tabii ki mümkün.
Ancak, yüzde 25 civarında kemikleşmiş oy oranına sahip Türkiye'nin ana muhalefet partisindeki gelişmelerin, ister istemez hepimizi yakından ilgilendirdiği de bir gerçek.
Daha 2023'te ülkemize cumhurbaşkanı yapabilmek için kıvrandıkları bir kişiyi işlerine gelmediğinde rahatlıkla 'hain' ilan edebilenlerin eğer iktidar olabilirlerse yapabileceklerini düşünmek bile insanı tedirgin etmeye yeterli. Ana muhalefet partisini satın almaya kalkıştıkları tespit edilerek görevden uzaklaştırılan Özel ve ekibinin, CHP'den büyük bir parça kopararak ayrı bir parti kurmayı hesapladıkları, kesin. Bu, CHP'nin bütünlüğünü koruyup koruyamayacağının önümüzdeki günlerin başlıca konularından olacağına işaret.
Yıllardır yönettikleri şehirlerle ilgili dişe dokunur hizmet hikayeleri olmayanların cumhurbaşkanı adaylığı tartışmalarının CHP'nin son yıllarının özeti olması, bu parti ile ilgili rahatsız edici konulardan. CHP'liliği bile tartışma konusu olup, yönettiği belediyede yapmadıkları yapmayacaklarının teminatı olan birisini aday gösterme ısrarının CHP'nin satın alınmasıyla ilgisinin ortaya çıkması konunun hepimizi ilgilendiren taraflarından, mesela.
Siyasi şizofren kesim başta, CHP'lilerin çoğu aldırmasa da çalınan ve bir kısmı da ana