Yazar, CHP'nin içerden gelen eleştirilerle boğuştuğunu, parti yönetiminin belediye başkanları tarafından kontrol edildiğini ve ülke sorunlarına karşı herhangi bir belirgin politikası olmadığını iddia ediyor. Bu durumun, CHP'nin kendisini desteklemeye çalışan taraftarlarının dahi iktidar olma ihtimaline inanmadığı kadar ciddi olduğunu vurgulayarak, kamuoyu araştırmalarının Türkiye'nin sorunlarını AK Parti'nin çözeceğini gösterdiğini dile getiriyor. Acaba CHP içindeki yapısal sorunlar gerçekten muhalefet seçeneğinin zayıflaması mı, yoksa yazarın eğilimli bir analizinin sonucu mu?
Hemen her sahada Türkiye'yi ciddi manada geliştirdikleri dost düşman herkes tarafından takdir edilen Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki kadroların değil de, her nedense kendilerinin tercih edileceği beklentisi ile avunmaktan bir türlü vazgeçmeyen CHP'de değişen bir şey yok.
Aç tavuk kendini darı ambarında zannedermiş sözünde olduğu gibi, CHP yönetimindekiler yapılacak ilk seçimde iktidara gelebilecekleri rüyasını görmeye devam ediyorlar.
Sadece böyle bir şeyi kabus olarak değerlendirenlerin değil, kendilerini bir şekilde CHP'yi desteklemeye mecbur hissedenlerin bile artık CHP'nin iktidar olabilme ihtimaline inanmadıkları, rahatlıkla söylenebilir.
Kamuoyu araştırmalarının, AK Parti ya da Cumhur İttifakı mensuplarının yanında yüksek oranda CHP'lilerin de 'Türkiye'nin problemlerini AK Parti çözer' kanaatinde olduğunu ortaya koyması, seslerini duyurmaya çalışan mecburi CHP'lilerin dertlendikleri önemli konular arasında.
Fonlu medya organlarında yazan, çizen ya da konuşanların parti yönetiminin arzu ettiği şekilde konuştuğunu söylemek bile gereksiz. Ancak, objektif olabilen CHP mensup ve taraftarların ortak kanaati, CHP'deki gidişatın oldukça kötü olduğu.
İşlerin gittikçe daha da kötüye gittiği şeklindeki kanaatin başlıca sebebi de partinin tamamen belediye başkanlarının güdümüne girdiğine dair kaçınılmaz görüntü.
Daha çok kişiler ve onlarla bağlantılı konuların tartışıldığı CHP'nin, ülke sorunlarına, sokağın, vatandaşın sıkıntılarına çözüm üretmek ya da umut olmak noktasına gelemediği, içeriden yapılan değerlendirmelerin başlıcalarından.
Başta Terörsüz Türkiye ve Bölge konusu, ekonomi, dış politika, ABD/İsrail ile İran arasındaki savaş yanında ülkemize yönelik muhtemel tehditler gibi gündemdeki konularla ilgili ana muhalefet partisi olan CHP'nin kamuoyu tarafından bilinen ve tartışılan herhangi bir görüşünün olmayışı, içeriden gelen eleştirilerden.
Parti içi meselelere ve çekişmelere odaklanan yönetimin, samimi niyetlerle yapılan eleştirilere bile tahammülsüz olduğuna dikkat çekilen değerlendirmelerde,

2