Silahlı Kuvvetlerimizin yurtdışı operasyonları ile ilgili tezkereye hayır dediklerini unutmamıştık CHP'lilerin. ABD ile koordineli bir şekilde sınırlarımızda teröristan oluşturma peşindeki PKK uzantısı PYDYPG'yi terör örgütü olarak kabul etmeyişlerini ve Karabağ'ın azatlığa kavuşturulması sürecindeki katkılarımızı 'Türkiye bölgeye cihatçı gönderdi' şeklinde karalama çabalarını da...
Mavi Vatan'ı 'masal' olarak tanımlamaya kalkışacak kadar ülkesine yabancı bir zihniyetin, Gazze ile başlayan saldırılarını Batı Şeria, Lübnan, Suriye ve muhtemelen İran'a da uzatacağı anlaşılan İsrail'in 'bizim için tehlike teşkil etmediğini' söylemesi, şaşırtıcı değil. Bu hususta PKK adına konuşanlarla aynı paralelde olmaları da...
Şaşırtıcı olan, Cumhuriyetin kurucu partisine oy vermekte ısrarlı olan 'mecburi CHP'liler' ve çeşitli sebeplerle bu partiye oy veren seçmenler. CHP yöneticilerinin, nerede duracağını kimsenin bilmediği İsrail'in muhtemel bir saldırısı ile ilgili sözleri, dostları ve dostlarının dostları düşünüldüğünde, normal. Esas problem, ülkemizin savunmasını daha güçlü hale getirmek için atılan adımlara dahi karşı çıkan CHP'ye oy verenlerin ne düşündükleri.
CHP'nin selefi olduğu söylenebilecek zihniyet, 1897'de '50 yıl içinde Filistin'de bir İsrail kuracaklarını' söyleyen Siyonistlerin sözlerini herhalde önemsememiş ya da öyle gözükmüştü. Aralarında tehlikenin farkında olmayanlar vardı belki. Ama, hedefin ne olduğunu iyi bilen ve Osmanlı'nın parçalanmasına giden sürece katkılarını sunanlar olduğu da kesin. Tıpkı şimdiki gibi..
Gazze'de, Batı Şeria'da, Lübnan'da ve diğer bölge ülkelerindeki son yaşananlar, İsrail denilen terör örgütünün sadece kendisinden ibaret olmadığının delili. Nelere cüret edebileceğine güç ve imkanları açısından bakanların, İsrail'in kendisini kayıtsız şartsız desteklemeye mecbur bıraktığı ABD'nin imkanlarını da kullanabildiği gerçeğini unutmamalarında

106