Melih Bey, çaylarla beraber arkadaşlarına soğuk su da ikram eden İhsan'a:
- Kısa bir süre önce soğuktan şikayet ederken şimdi sıcak sebebiyle sıkıntı çekiyor olmamız düşündürücü... İhsan, gülerek:
- Eskilerin 'Eyyam-ı bahur' dedikleri Yaz mevsiminin en sıcak, boğucu ve bunaltıcı günlerindeyiz... Mehmet:
- Kısa bir süre sonra yine serinlikten ve soğuklardan şikayete başlarız muhtemelen. İnsan olmak böyle bir şey işte... Selim, Melih Bey'e:
- Yeni Parti ile ilgili gelişmeler sürüyor. CHP'nin oylarının büyük bir kısmının bu partiye kayacağı kanaati de oldukça yaygın. Ne dersiniz..
- Şu anki hava bu yönde. Ancak, bunun garantisi olmadığını da söylemek gerek. AK Parti ve Cumhurbaşkanımıza yönelik husumetleri ile bilinen CHP kitlesi şu anda kendi içinde de benzer bir havaya kapılmış durumda. Gelişmeler sürdükçe ve en azından dürüstlüğe önem veren CHP'liler, yeni kurulan partinin yöneticilerinin rüşvet, yolsuzluk gibi suçlar sebebiyle hukukla başları dertte olan isimlerden oluştuğunu anladıklarında iş değişebilir... Mustafa:
- CHP kitlesinin kısa bir süre önce partilerini yöneten ve az kalsın cumhurbaşkanı seçecekleri Kılıçdaroğlu'na bu kadar düşman olabilmelerinin izahı zor gibime geliyor. Yanılıyor muyum..
- Haklısın. Ancak mutlak butlan kararına kadar CHP'yi yönetenlerin fonladıkları sosyal medya ve yaygın medya kuruluşları üzerinden ciddi algı operasyonları yürüttüklerini ve şu anki havada bunun büyük etkisi olduğunu unutmamak gerek. CHP'lilerin ve özellikle de siyasi şizofrenlerin neler olup bittiğini tam olarak anlayabilmeleri için zaman gerek... Remzi:
- Bu olursa CHP ve Yeni Parti ile ilgili taraftar oranları değişebilir mi..
- Büyük ihtimalle değişir. Yeni Parti'nin CHP'den farklı olarak söylediği herhangi bir şey olup olmadığına takılmasalar bile partiyi yönetecek isimlerin onlarca belediye başkanı ile ilgili rüşvet ve yolsuzluk dosyaları ile bağlantıları herhalde dikkatlerini çekecektir. Bu durumda bir sorgulama başlaması kaçınılmaz olur. Tabii baba ocağı dedikleri CHP isminin marka değeri olması bir başka husus... İhsan:
- Artık nerdeyse alıştık, ama neredeyse her gün yeni bir CHP'li belediye ile ilgili operasyon yapılıyor. Bu insanlar yaşananlardan ders almıyorlar mı acaba..
- Ders almayı düşündükleri kesin. Ancak içinde bulundukları durum düzgün iş yapabilmelerine imkan tanımıyor gibi. Adaylık süreçlerinden başlayan akçalı bağlantılar ve esas olarak da liyakatsızlık sebebiyle yapabilecekleri pek bir şey de yok. Belediyecilikle ilgili tek satır bilgileri olmayıp parayı bastırarak başkan olanları yanında birtakım bağlantılar sayesinde başkanlığa gelenlerin beraber çalışmaya mecbur kaldığı kadrolar sebebiyle bazı şeylere göz yummak durumunda kalmaları ciddi bir mesele... Selim:
- Parti açılışını Cuma günü yapan Özel'in, geçtiğimiz günlerde bir camide abdest alırken çekilen görüntüleri üzerinden muhafazakar kitleye mesaj verdiği söyleniyor. Bunun bir anlamı olabilir mi sizce..
- Yakında Özgür Özel'i, akıl hocası İmamoğlu gibi bir camide Yasin okurken görebilme ihtimalimiz var. Ancak, özellikle İslam'a yönelik tavırları herkes tarafından bilinen birisi olduğu için bunun kendisine herhangi bir faydası olacağını zannetmem... Mustafa:
- Bu arada belki hidayete ulaşmış olabileceğini hiç hesaba katmıyor gibisiniz..
- Bu ihtimal her zaman mevcut. Ancak CHP söz konusu olduğunda ihtiyatlı olmakta daima fayda var. Dini bilgiler konusunda cahil olanları kandırmak kolay olsa da dinimizin temel esasları konusunda bilgili olan insanımızın büyük çoğunluğu bu türden atraksiyonlara karşı şerbetlidir. Kur'an Kurslarına Ortaçağ zihniyeti diyen birisi, abdest alırken çektirdiği görüntülerle kendisi gibi düşünen kitlenin çelik çekirdeğinin tepkisini bile alabilir... Mehmet:
- Şaka bir yana. Nüfusunun yüzde 99'u Müslüman olan ülkemizin ana muhalefet partisinin 86 milyonun inanç ve değerleri ile kavgalı olması hakikaten akıl dışı. Bu ülkede doğup büyüdükleri halde tepe noktada bulunanların inanç ve değerlerimizle ilgili derin cehaletleri daha da tuhaf...
- Hep söylerim, insanımızın inanç ve değerleri ile barışmak isteseler bile CHP zihniyetine mensup olanların alabilecekleri mesafe sınırlıdır. Genetik yapıları buna uygun değil çünkü. Kılıçdaroğlu bir ara helalleşme adı altında bazı adımlar atmıştı. O zamanlar, muhafazakar cenahın en hassas olduğu konulardan başörtüsü ile ilgili gelebildiği son nokta, 'başörtüsü kullanan hanımların, bunun gereksiz olduğunu anlayıp takmaktan vazgeçebileceklerini' söylemek olmuştu, hatırlarsınız... Mustafa:
- Unutmak ne mümkün. Hakikaten bu zihniyetin inanç ve değerlerimiz konusunda alabileceği bir mesafe yok galiba...
- Kuruluşundan beri insanımızın değerleri ile kavgalı bir parti CHP. Geride kalan yıllardaki zulüm ve kötülükler hatırlandığında, CHP'nin sadece bu sebeple bile sağlıklı bir çizgiye gelebilmesi mümkün değil... Mehmet:

20