Selam vererek arkadaşlarının yanına oturan Melih Bey'e dönen Selim:
- Asrın Felaketinin üzerinden üç yıl geçti. Depremlerin vurduğu 11 ilin tamamında hayatın normale döndüğü belirtiliyor. Ne dersiniz.. Melih Bey:
- Elhamdülillah, Dünyadaki 193 ülke arasında başka hiçbir ülkenin başaramayacağı bir şeyi yaptık. Bu kadar zamanda 455 binden fazla konut ve iş yeri yapıp hak sahiplerine teslim etmenin yanında altyapıdan sosyal donatıya kadar şehirleri hemen her alanda ayağa kaldırmak hakikaten muhteşem bir şey... İhsan:
- Bunu bir de CHP'lilere anlatmayı dene. Genel başkanları deprem bölgesinde olanları görmek yerine kafa karıştıracak açıklamalar yapma derdinde...
- Problem değil. Milletimiz kimin ne olduğunu biliyor. Camlarının macunlarının eksik olduğu dışında önemli şikayeti olan da bulamıyorlar zaten. Çocuklarının okulu ya da değişik sebeplerle henüz evlerine taşınmamışlar üzerinden algı girişimlerinin de karşılığı yok. Dolayısıyla deprem turistlerinin ne dediklerinin insanımızın siyasi şizofren olmayanları açısından önemsiz... Mustafa:
- Özgür Özel'in kafayı taktığı şu rezerv alan meselesi nedir..
- Depremin ardından başlanan kalıcı konutlar için sağlam zeminli ve inşaat yapımına uygun rezerv alanlar tercih edilmişti. İnsanlar konutlarına kavuştuktan sonra, benim evim daha merkezi bir yerdeydi şimdi başka bir yerdeyim diyeninden tutun da eskiden arsa payım daha yüksekti, şimdiki payımın maddi değeri daha düşük diyenler söz konusu... Remzi:
- Bu, halledilebilecek bir konu. CHP Genel Başkanı'nın özellikle gündem yapmasına ne gerek var..
- Hizmet yerine laf üreten ve bu arada yapılanlara sürekli olarak engel olmaya çalışan CHP ve aynı zihniyettekilerin yapabileceği başka bir şey yok ki. O dönemde bir şekilde verdikleri sözlerin hiçbirini tutmadıklarını da herkes biliyor. Şimdi benzersiz bir başarı hikayesi karşısında insanların kafalarını karıştıracak bir şeyler yapmaları gerektiği için de armudun sapı üzümün çöpü denilebilecek şeylerle uğraşıyorlar mecburen... İhsan:
- Deprem bölgesinde sık sık turistik geziler yapan ve güya yardım yapıyormuş gibi davranan CHP'li belediye başkanlarının konut yapımı ve benzeri konulardaki sözlerinin hiçbirini yerine getirmedikleri bilinirken, şimdi bölgeye gitmeye utanmıyorlar mı acaba..
- Utanmak ne kelime Zeytinyağı gibi üste çıkmaya çabalıyorlar. Yıkılan şehirlerde yapacaklarına dair söz verdikleri birçok şey vardı ama birini bile yapmadılar. Bursa Belediyesi Hatay Ulu Camii'ni yapacaktı, CHP'li başkan, iki buçuk sene sonra yıkıntılar önünde poz verip yapacağız diyor. Bu arada Konya Büyükşehir Belediyesi'nin yapımını üstlendiği Hatay Habibi Neccar Camii çoktan ibadete açıldı bile... Mustafa:
- CHP'li belediyelerin söz verip yapmadığı sadece Hatay Ulu Camii de değil. Deprem bölgesindeki bazı illerde söz verdikleri okul ve benzeri birçok inşaat da bekliyor...
- Bu işin bir tarafı. CHP ve aynı zihniyettekiler için söylenen deprem turistleri sözü boşuna değil. Bölgeyi dolaşarak çatlak aradıklarını da söyleyebiliriz. Deprem sabahından itibaren yapılanları görmemek ve durumu daha vahim göstermek için çabaladılar hep. Hatay'da yıkıntılar altından insanlar çıkarılırken, barajın yıkıldığı ve şehri su basacağı yalanını uyduran da aynı kafaydı. İstanbul ve Ankara büyükşehir belediyeleri başta olmak üzere yapmadıkları birçok şeyi yaptıklarını iddia ettikleri de unutulmadı... Mustafa:
- Depremin ilk anından itibaren sahada olan askerlerimizin depreme geç müdahale ettiği gibisinden söylentiler bile çıkarmışlardı...
- Maalesef bu ve benzeri hususlarda olumsuz algılar oluşturdular ve en azından kendi kitlelerinin bir kısmını kandırmayı da başardılar... İhsan:
- Şimdi ortalığı karıştırmaya çalışan CHP cenahının, felaketin ardından arama kurtarma, çadır ve konteyner konularında olduğu gibi sonrasında kalıcı konutlarda da nal topladığını herkes biliyor. Siyasi beklentilerle yapılanları itibarsızlaştırma gayretleri ile de gülünç oluyorlar. Özel, deprem bölgesine çok gittiğini söylüyor, iyi ama orası için ne yaptın diye sorulduğunda apışıp kalıyor...
- Haklısınız. Bütün dünyanın takdir ettiği bir seferberlikle insanların kalıcı konutlarına yerleştirilmesini takdir etmek yerine kıldan tüyden hususlarla karalama gayretine girmek acziyet göstergesi... Mehmet:
Gerginlik politikası...
- CHP'yi konuşmanın sıkıcı tarafı da bu. Yaptıkları hiçbir şey yokken yapılan her şeyi de itibarsızlaştırmak için bin türlü yalan üretiyorlar. Bu konu yeter bence. İran ile ilgili gelişmeler ne alemde. Geçen hafta, ABD vurdu vuracak deniliyorken şimdi Umman'da görüşmeler yapıldı. Neticenin ne olduğunu bilmiyoruz ama sanırım görüşmeler sürecek gibi...
- ABD bölgeye ciddi manada yığınak yaptı. Hala da sürdürüyor. Geçtiğimiz Haziran'da yaşanan 12 Gün Savaşı, İran'ın çok da boş olmadığını göstermişti. ABD saldırısı durumunda İran'ın vereceği cevabın ne olduğu tam olarak bilinmiyor. Bölgedeki ABD üslerini ve bu arada İsrail'i vurması muhtemel. Kara harekatı yapamayacakları İran'ın saldırılara vereceği karşılık, bölgedeki ABD müttefikleri açısından ciddi bir risk. Dolayısıyla kaçınılmaz gözüken saldırıların en azından ertelendiğini söyleyebiliriz... Selim:
- ABD'nin gerginliği artırıp bu arada İran'ın hazırlıkları ile ilgili istihbarat yaptığına dair iddialar var. Ne dersiniz..

1