Muhalif ya da muvafık; hemen herkesin sıkıntılı olduğu konulardan birisi, çocuklarımız yani geleceğimizle ilgili olduğu için Milli Eğitim'dir, malum.
Doğuştan ve sonradan olanı ile muhalif kesim, yapılanları inkar ya da itibarsızlaştırma peşinde olduğu için, eğitim-öğretim sahasında atılan adımları görmezden gelmeleri normal.
Yapılanları yeterli görmeme prensibi ile hareket eden muvafık kesim de, hangi tür gelişme olursa olsun mutlaka daha fazlasının yapılması gerektiğine inanır.
Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) tarafından, 15 yaş grubundaki örgün eğitim öğrencilerinin fen bilimleri, okuma becerileri ve matematik alanlarındaki seviyelerini değerlendirip, ülkelerin sırasını belirlemek için üç yılda bir yapılan PISA'da (Programme for International Student Assessment - Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı) sıralamadaki yerimiz, yükselmiş.
Değerlendirmelerde fen bilimlerinde 2003'te 35'inci olan Türkiye, 2025'de 19'unculuğa; okuma becerilerinde 33'üncülükten 18'inciliğe ve matematikte de 34'üncülükten 28'inci sıraya çıkmış.
Türkiye'nin 2003'ten beri katıldığı PISA araştırmasında 2003'te 41, 2006'da 57, 2009 ve 2012 yıllarında 65, 2015'te 72, 2018'de 79, 2022 81 ülke yer alırken; 2025'de bu sayının 91 olduğunu da belirtelim.
Sipariş üzerine hazırlandığı için ülkemizi her nasılsa hep aşağı sıralarda gösteren raporlarda ne denirse densin; PISA 2025 sonuçları, ülke olarak iyi yolda olduğumuzu gösteriyor.
Memnun olup olmayacaklarını kendileri bilir. Ancak araştıranlar, konunun detaylarına ulaşabilir ve eğitim alanındaki gelişmelerin başarı olup olmadığına bizzat karar verebilirler. Ancak PISA 2025 sonuçları, çalışılırsa başarılabileceğine dair güzel bir örnek.
Yapılanları yok sayarak mutlaka eleştirmek ya da yeterli görmemek itiyadında olanlarımız da dahil, Milli Eğitim konusunda gelinen aşamayı iyi değerlendirmemiz ve daha iyisine kavuşma çabalarına katkı sağlamamız gerektiği, çok açık.

10