Yazar, Netanyahu'nun uluslararası ceza mahkemesi kararından kaçmak için ABD'yi sürükleyerek Ortadoğu'yu karıştırdığını ve bunun Erdoğan'ın barış ve istikrar çabalarıyla çeliştiğini iddia ediyor. Bu görüşü Netanyahu'nun iç siyasi çıkmazından ve İsrail'in terör aparatlarını kaybetmesinden hareketle açıklıyor. Ancak bir liderin kendi ülkesi için attığı adımlar kendi meşruiyetini sağlarken, başka ülkeleri ne kadar sorumlu tutabiliriz?
ABD halkının; büyük arabalar, büyük evler, büyük porsiyonlar dışında pek bir şeyle ilgilenmediği, yaygın bir kanaat.
Eğer espri değilse, genel bilgi düzeylerine dair değerlendirme de ABD'lilerin, dışarısı ile alakalı bilgilerinin, kuzeylerindeki Kanada ve güneylerinde de Meksika'nın varlığını bilmekle sınırlı olduğudur.
Ancak, ABD'de bulunan az sayıda insanın da gerektiğinde Dünyayı karıştırabilecek bilgilere sahip olduklarının altı çizilir.
Nüfusu 350 milyonu bulan ABD'deki insanların çoğunun herhalde umurunda değildir. Ancak, neler olup bittiğinden haberdar olup, özellikle de başkanlarının açıklamalarını takip edenlerin herhalde başları dönmüştür.
Trump'ın, MAGA (Make America Great Again, yani Amerika'yı Yeniden Büyük Yap) sloganını takip ediyormuş gibi gözüktüğü malum. Ancak ABD Başkanı'nın, 28 Şubat'tan sonra 'sizin için öncelik ABD mi, İsrail mi' sorusuna verdiği ikircikli cevapların, orta ve uzun vadede kendisi açısından hiç iyi olmayacağı da biliniyor.
Başta İran olmak üzere başka ülkelere zarar vermese, 'bize ne, Amerikalıların problemi' deyip geçebileceğimiz Trump, Dünyanın başını bir süre daha ağrıtmayı sürdürecek gibi.
Sadece Hürmüz Boğazı ile ilgili politikaları bile, süper gücün başındaki kişinin cehaletini anlamak için yeterli.
İran'a saldırılar öncesi açık olan Hürmüz Boğazı'nı açık tutmayı hedefleyip, tamamen kapanmasını sağlayacak şekilde abluka uygulamanın akıl işi olmadığını çocuklar bile bilir.
Mossad'ın elinde olduğu söylenen Epstein dosyaları ile ABD Başkanı'nı yönlendirme ve arzu ettiklerini yaptırma imkanına kavuştuğu düşünülen İsrail başbakanı Netanyahu isimli katilin, bütün insanlığı ilgilendiren huzursuzlukların çıban başı olduğu, yaygın bir kanaat.
Sürekli sağa sola saldırdığı yetmiyormuş gibi ABD'yi de sürükleyen Netanyahu'nun temel sıkıntısı, yüzde 23'ü Filistinlilerden oluşan 9 buçuk milyonluk İsrail'in başbakanı olarak devam edebilmek.

4