Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi'ne göre, Türkiye'de ortalama hanehalkı rakamı 2024 yılında 3,11 kişi imiş. Bu rakam, mesela 2008'de 4 iken şimdi düşmüş olmasının iyi mi kötü mü olduğu, ayrı bir konu.
Buradan hareketle 2023 depremlerinin vurduğu bölgede yapılan 455 bin konutta en az 1 milyon 415 bin kişinin yaşadığı söylenebilir. Türkiye geneline nazaran bölgedeki ortalama mesela 4 ise bu rakamın 1 milyon 820 bin, 5 ise 2 milyon 275 bin olduğu söylenebilir.
Bu rakamların en azının bile bazı ülkelerin nüfusları kadar olduğunu bir kenara bırakılsa bile, depremlerin ardından başlatılan seferberlikle, üç yıl dolmadan böyle bir işi gerçekleştirebilecek Türkiye dışında başka bir ülke olmadığına itiraz edecek kimse yoktur.
Merak edenler, mesela ABD'de yakında yaşanan felaketler sonrası, 'süper güç'ün yaraları sarma konusunda nasıl aciz kaldığına bakabilirler.
Asrın Felaketi'nin hemen ardından Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın, 'Şehirlerimizi; konutuyla, işyeriyle, sanayisiyle, tarımıyla, tarihi ve kültürel dokusuyla, en küçük bir ihmale yer bırakmadan yeniden ayağa kaldıracağız' şeklindeki açıklaması hatırlarda. Bu açıklamayı, 'sadece enkazın kaldırılması bile yıllar sürer', 'mümkün değil, yapamazlar' ve benzeri şekillerde karşılayanlar da...
Asrın felaketiyle neredeyse yerle bir olan 11 ilde, 174 ayrı alanda kurulan 3 bin 481 şantiyede görev yapan işçisi ve mühendisi ile 200 bin kişinin çabaları ile gerçekleştirilen 367 bin 995 konut, 65 bin 672 köy evi, 21 bin 690 işyeri...
Bir yandan çadır ve konteyner kentler için ter dökülürken, depremin 15. gününde atılan temeller ve 45 gün içinde teslim edilen ilk kalıcı konutlar, ayrı ve benzersiz bir başarı hikayesi.
Şehirler yeniden ayağa kaldırılırken, hastaneler ve okullar başta olmak üzere kamu binaları, kültür ve spor tesisleri, yeni oluşturulan yerleşim alanlarının enerjisi, suyu ve atık suyu için gerekenler de ihmal edilmedi. Yollar, parklar, onarılan tarihi eserler de... Say say bitmez...

9