Melih Bey, selam vererek yanlarına oturduğunda, haberleri izleyen ekipten Selim:
- Aleyküm selam ağabey, hoş geldin. Şu casusluk soruşturmasına takılıp kaldık. Senin söyleyeceklerini de heyecanla bekliyoruz...
- Bildiklerimiz, henüz başlatılan soruşturma ile ilgili ilk aksedenler. Konu, 30 Haziran 2025'de 112 Acil'i arayan Ü.D. Alaçam'ın annesi Seher Alaçam ile aynı evde yaşayan ve 2004'den beri tanıdığı Hüseyin Gün'ün İngiltere, İsrail ve ABD'li istihbaratçılarla ilişkisi olduğu, kriptolu telefonla görüşmeler yaptığı, Soros Vakfı ile Özbekistan ve Kırgızistan gibi ülkelerde halk ayaklanmaları organize ettiğini söylediğine dair ihbarı ve kişiye ait bazı eşyaları teslimiyle başlatılan bir soruşturma. Bilmediğimiz tabii ki çok şey var ve onları da iddianame açıklanınca öğreniriz... İhsan:
- Siz konunun biraz daha derin olduğunu düşünüyorsunuz galiba. Şu ana kadar bilinenlerden hareketle, tahminleriniz neler..
- Tahminler vahim. Şu anda tartışılan husus, Mart 2019'daki İBB başkanlığı seçiminin yeniden yapılmasına karar verilmesi sonrasını ilgilendiriyor. Ancak, bence 2019 Mart seçimlerinde de dikkat çekici şeyler yaşandı. Seçimin ardından 7 ilçede büyükşehir oylarının yeniden sayılması kararı alınmış ve oyların yüzde 10'u sayılıp, Binali Yıldırım ile İmamoğlu arasındaki fark 29 binden 13 bine inince, sayım iptal edilmişti, mesela... Mehmet:
- Bunun dışında da tartışmalı konular vardı, sanırım..
- Tabii ki. Sandık başkanlarının memur olmayanlar arasından seçimi ve benzeri konular da vardı. İmamoğlu'nun seçimlere Batı'dan getirilen 200 kişilik uzman bir ekiple hazırlandığı iddiaları da yabana atılacak gibi değil. Dolayısıyla 31 Mart 2019 öncesi ve hemen sonrasında neler yaşandığını bilmiyoruz. Seçimlerin yenilenmesi kararı alınıp 23 Haziran'da tekrarlanması, yaşananların önemli olduğunun delili... Selim:
- Şu anki casusluk soruşturması da bu dönemi kapsıyor galiba..
- Doğru. Şimdiki konu, 17 Nisan'da mazbatasını alan İmamoğlu'nun ilk icraat olarak 18 Nisan'da İBB'nin bütün verilerinin kopyalanması emrini vermesi ve bunun 19 Nisan'da mahkeme kanalıyla engellenmesi. Mahkeme karar alana kadar ne kadar veri kopyalandığı ve bunların nasıl kullanıldığı, casusluk davasının ana konusu... Selim:
- Kopyalanan verilerin birilerine aktarıldığı ve bunun üzerinden operasyonlar yapıldığı söylenebilir. O zaman, Hüseyin Gün'ün İBB verilerini internette öylesine buldukları hikayesi yalan olmalı..
- Hüseyin Gün, söyleyebileceği kadarını söylüyor, bence. Devletin ne kadarını bildiğini de bilmediği için, itirafçı olmasına yeteceğine inandığı kadarını açıkladığı, kesin. Dolasıyla biz tam olarak ne olup bittiğini ancak iddianame hazırlanınca öğrenebiliriz... Mustafa:
- Adamın hikayesi oldukça karmaşık zaten, ne dersiniz..
- Hakikaten öyle. Başta istihbarat örgütleri olmak üzere değişik bağlantılar, evinde kaldığı söylenen ve ne tür bir alakası olduğu tam olarak bilinmeyen Seher Alaçam'ın hayatını kaybetme şekli. Kadının oğlunun Hüseyin Gün'ü ihbarı... Biz kıyısından köşesinden bilgi sahibi olabildiğimiz için tabloyu net olarak göremiyoruz. Ancak, bağlantı kurulan bazı uluslararası mihrakların kendilerine sağlanan İBB verilerinden hareketle İmamoğlu'nun Haziran 2019'da daha fazla oy alabilmesi için birtakım atraksiyonda bulundukları, net... Remzi:
- İmamoğlu'nun 31 Mart 2019'da 4 milyon 169 bin olan oyu, Haziran'da 4 milyon 742 bine çıkmıştı...
Milli güvenlik meselesi...
- Evet. Bu neticeyi izah sadedinde yapılan çeşitli yorumlar var ve bunlar doğru da olabilir. Ancak İstanbul seçimlerinde İmamoğlu lehine görev yapan yabancıların en azından bir kısmının İngiltere'nin Avrupa Birliği'nden ayrılması ile ilgili Brexit referandumu sırasında ayrılmayı sağlamak için görev almış olmaları, konuyu daha ilgi çekici hale getiriyor... Mustafa:
- Yani İngiltere'nin AB'den ayrılması sürecini bir şekilde yönlendirenlerin, İstanbulluların İmamoğlu'na oy vermesini sağlamak için çalıştıklarını mı söylemek istiyorsunuz..
- Aynen öyle. Ne kadarını öğrenebiliriz bilinmez, ama ortaya dikkat çekici şeyler çıkacağı kesin... Remzi:
- Eski İBB Başkanı'nın göreve geldikten sonra İstanbul'a hizmet yerine Cumhurbaşkanlığı hedefine yönelmesi, birçok şeyi anlamayı kolaylaştırıyor zaten. Bu arada 2019 Haziran'da 4 milyon 742 bin oy alan İmamoğlu'nun, 2024 Mart'ta 4 milyon 438 bin aldığını, yani 300 bin az oyla seçildiğini de unutmayalım. Bunun sebebi AK Parti'ye kızanların kendi ayaklarına sıkmış olmasıydı...
- Bu önemli bir husus. Gelecekte benzerinin yaşanmaması için çabalamak da hepimizin vazifesi. Konumuza dönecek olursak, savcılık, 'İstanbul Senin' uygulaması üzerinden 4.7 milyon kullanıcının kişisel verileri ve konum bilgilerinin ABD ve Almanya'ya sızdırıldığını, 3.7 milyon kullanıcının verilerinin Darkweb'de satışa çıkarıldığını, 'İBB Hanem' uygulamasında ise 11 milyon vatandaşın sandık bilgilerinin, oy verme yerleri ve bu arada muhtemel eğilimlerinin program dışına aktarıldığını, belirtmiş. İlk bakışta kişisel verilerin gizliliğinin ihlali gibi gözükse de konu açıkça milli güvenlikle ilgili... İhsan:
- İlk bakışta basit gibi gelse de İstanbul'a ait verilerin ABD, İngiltere ve İsrail'in eline geçmesi, ürkütücü. Veriler dediğimizde şehirde bulunan önemli kuruluşların yerleri, planları gibi detayların başkalarının elinde olduğu akla geliyor... Mustafa:
- AK Parti adayı Binali Yıldırım, Haziran 2019 seçimleri öncesi İmamoğlu ile tartıştıkları bir televizyon programında, veri kopyalamanın FETÖ taktiği olduğunu söylemişti...

1