Bir gece ansızın…

Selam vererek arkadaşlarının yanına oturan Melih Bey, ekibe takıldı:
- Pastırma yazının nimetlerinden faydalanmayı biliyorsunuz bakıyorum. Her ihtimale karşılık sıkı giyinmeyi de ihmal etmemişsiniz tabii... Mehmet:
- Böyle bir havayı bir daha ne zaman buluruz, bilinmez. Son güneşlenme fırsatını da kaçırmayalım, dedik... Mustafa:
- Hoş geldiniz Melih Bey. Terörsüz Türkiye sürecinin geldiği son aşamayı şöyle bir özetleseniz. O kadar değişik haberler var ki kafamız karışıyor...
- Kafa karışacak bir durum yok. Terörsüz Türkiye süreci devam ediyor. Mümkün olursa engellemeyi düşünenler de boş durmayıp, ortalığı karıştırmak için algı inşasını sürdürüyorlar...

Selim:
- Bir toplantının iptali ve bu arada komisyonun İmralı'ya gitmesi gibi konular gündemde. Siz ne düşünüyorsunuz..
- Toplantı iptal edilmedi, ertelendi. Sebebi de Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu üyelerinin, sürecin başından beri yaşanan gelişmelerle ilgili olarak İçişleri ve Savunma bakanları ile MİT Başkanı'nı dinleyecek olması. Devletin sahadaki gelişmeleri takip eden birimlerinin vereceği bilgiler elbette önemli. İmralı'ya gidilip gidilmemesi ise komisyonun bileceği iş. Tele konferans yöntemiyle bağlanabilir, ya da bir kısmı gidebilir. Şu ana kadar aracılar vasıtasıyla haberleşen komisyon üyelerinin doğrudan görüşmeleri, faydalı olabilir. İmralı'daki kişi için de Komisyon üyelerini dinlemek, ufuk açıcı olur...

Remzi:
- Süreç ne zaman sonlanır..
- Komisyonun Aralık sonuna kadar sürebileceği söylenmişti zaten. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un açıklamasına göre belki de bu ay içinde tamamlanabilir. Çalışmalarını bitiren komisyonun raporunu hazırlayıp Meclise sunmasıyla da görevi biter... İhsan:
- Ortalığı karıştırmak için sürekli yalan üretenler de son ana kadar durmayacak galiba..
- Onlar kendilerine verilen görevi yapmak zorunda. Yoksa ekmekleri kesilir...

Mustafa:
- Bazı siyasi partilerin de aynı mantıkla hareket etmeleri, çok garip doğrusu...
- O partilerin varlıkları da bir garip. Terörsüz Türkiye süreci öncesi PKK ile bağlantısını inkar bile etmeyen DEM Parti ile iş birliğinde problem görmeyip, şimdi terörsüz Türkiye Sürecinin bir parçası olduğu için DEM'e demediklerini bırakmayışları, dertlerinin ne olduğunu anlamak için yeterli... Remzi:
- Bu söylediğiniz, ilgili partilerde siyasi çıkar beklentisinin memleket sevdasının önüne geçtiğini gösterir. Bu kadar ciddi mi gerçekten..
- Terörsüz Türkiye Sürecine karşı olduklarını ve engellemeye çalışacaklarını söyleyenler, doğrudan 'terörün sürmesini istiyoruz' demiyorlar tabii ki. Ancak söyledikleri netice olarak bu manaya geliyor. Farklı gözüküp kafa karıştırıcı açıklamalarla oy devşirmek, hedeflerinden birisi. Başka dertlerinin olup olmadığı, uzun bir konu...

Mehmet:
- Suriye'de de dikkat çekici gelişmeler oluyor galiba..
- Evet, öyle denebilir. Suriye'deki PKK uzantılarının ve ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack'ın kafa karıştırıcı açıklamaları oluyor. Ancak bizim dikkat etmemiz gereken husus Suriye Hükümeti'nin ve tabii ülkemizi yönetenlerin söyledikleri. Çünkü ikisinde de ne yapacağını iyi bilenlerin sabırlı bekleyişleri var. Daha önce varılan ve takvime bağlanan bazı anlaşmalar var, malum. Gereken uyarılar da yapılmış durumda. Buna rağmen Suriye'nin değil üzerine hesap yapan dış mihrakların menfaatlerine adımlar atarlarsa başlarına geleceği de biliyorlar...

Selim:
- Bir gece ansızın gelebiliriz sözü, geçerli yani..
- Tabii ki. Her zaman... İhsan:
- Sabır ve dua ile bekleyeceğiz o zaman. Son günlerde gündemde epey yer tutan Sudan'daki gelişmelerle ilgili ne düşünüyorsun..

Okumuş çocukların cehaleti...

Sudan'da, Suriye'de ayrı bir yapı kurmaya çalışan PYD/YPG'ye neden müsaade edilmemesi gerektiğini çok iyi şekilde açıklayan şeyler yaşanıyor. Bağımsızlığını 1956'da kazanan Sudan'da daha önce dini ve etnik sebeplerle birçok iç çatışma yaşanmış ve ülke 2011'de Güney Sudan'ın kurulmasıyla ikiye bölünmüştü. Zorlaşan hayat şartları ve merkezi hükümetin zayıflayan otoritesi sebebiyle 2018 sonuna doğru Sudan'da halk gösterileri başladı ve Nisan 2019'da 30 yıllık Ömer el Beşir yönetimi devrildi. Darfur'daki kabileler arası savaşta hükümeti destekleyen Cancavid milisleri, 2013 yılında Ömer Beşir tarafından Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) adıyla orduya bağlanmıştı. HDK'nın başındaki Korgeneral Muhammed Hamdan Dagalo'nun hükümette yer alma talebini reddeden askeri yönetim başkanı Orgeneral Abdulfettah el-Burhan, Hızlı Destek Kuvvetleri'ni orduya tamamen entegre etmeye çalışınca da Dagalo isyan etti...

Mustafa:
- İki general arasındaki çekişme sebebiyle yaşanan bir karışıklıktan bahsediyoruz yani..
- Öyle de denebilir. Sudan askeri güçlerinin bir parçası olan HDK'nın BAE ve maalesef İsrail desteği ile sürdürdüğü katliamlar söz konusu. Nisan 2023'de başladı ama biz, biraz da Gazze'nin gölgesinde kaldığı için ancak katliamlar şiddetlenince haberdar olabildik... Selim:
- Konunun arka planı nedir acaba..
- Konu, iç çekişmeden ziyade başta altın olmak üzere Sudan'ın zenginliklerinde gözleri olanların hesapları ile ilgili...

İhsan:
- İsrail'in iç çatışmayı körüklemek için kendisine has sebepleri olabilir. Ancak BAE bağlantısını anlamak zor. Gazze'deki katliama seslerini bile çıkarmayanların, Sudan'da yaşanan katliamlarda parmaklarının olması, berbat bir durum. Çoğu çocuk ve kadın on binlerce insanın katli söz konusu iken BAE'lilerin bu işten nasıl bir çıkar beklediklerini anlamak zor.