Selam vererek yanlarına gelen Melih Bey'in oturmasını bile beklemeden söze başlayan Selim:
- Ağabey, 6 yıl önce siyaseti bırakıp köşesine çekilen Berat Albayrak'ı bile dillerine dolayıp yalanlar ürettiklerine göre birileri yine ortalığı karıştırma derdinde galiba. Ne dersiniz..
- Fon krizi ile alakalı olarak, yetkililerin gerekeni yaparak olayı çözme konusunda epey mesafe aldıkları ve bunu kamu kaynaklarını kullanmadan hallettikleri görülüyor. Bu sebeple, muhalif geçinen husumet sahipleri, kullanılacak yeni şeyler arıyor ve bunu da yalanlar üzerinden yapıyorlar. Bulanık suda balık avlama derdinde olanlar, herhangi bir karşılığı olmadığını bilseler de Berat Albayrak'a iftira atmaktan kendilerini alamıyorlar... Mehmet:
- Berat Albayrak üzerinden Cumhurbaşkanımızı hedeflediği düşünülebilecek bu iftira atma işinde, Berat Albayrak'ın Enerji ve Hazine ve Maliye bakanlıkları sırasında memleket lehine attığı adımlardan rahatsızlık duyanların başı çektiklerini söylemek yanlış olmaz herhalde..
- Tabii ki. Çünkü Berat Bey, bakanlığı sırasında enerji konusundaki girişimleri ile ülkemizin en ciddi problemlerinden birisi olan cari açığımızı azaltmak başta olmak üzere milletimiz lehine unutulmaz adımlar atmıştı. Yakında üretime geçecek olan nükleer santral, artık elektrik ihtiyacımızın büyük bölümünü karşılayan Rüzgar ve Güneş santralleri, yerli kömürden enerji üretimi ve doğal gaz ve petrol üretiminde kullanılabilecek gemiler, onun döneminde atılan muhteşem adımlar... Mustafa:
- Berat Bey'e yönelik husumet enerji ile de sınırlı değil galiba. Hatırladığım kadarıyla Hazine ve Maliye Bakanlığı döneminde de çok güzel adımlar atmıştı...
- Doğru. Ülke dışındaki altınlarımızın getirilmesi, bunlardan birisi. Yine 2018'de başlayan finans saldırıları ile mücadele için kurulan, dünya çapındaki Türk asıllı uzmanlardan oluşan ve finansal saldırıları 7/24 çalışarak püskürten finans güvenlik yapısı da onun eseri. Bu arada yine onun maliye Bakanlığı döneminde cari açığın kapanması ve enflasyonun tek hanelere inmesi söz konusu olmuştu... Remzi:
- Bu dönemle ilgili kuyruk acısı olanların şimdi üretilmeye çalışılan iftiralarda katkıları olduğunu söyleyebiliriz herhalde..
- Ülkemize yönelik finans saldırılarını önleme çalışmaları sırasında saldırı için yola çıkıp, sonunda yüz milyonlarca, hatta milyar dolar kaybettikleri için Berat Albayrak'a husumet besleyen epey kişi vardı. Ülkemiz ekonomisini zayıflatmak için yaptığı bir operasyonda 500 milyon dolar kaybeden bir banka patronunun, Berat Albayrak'a yönelik iftiralar üretilmesi emrini verdiği, bilinir. O zaman atılan iftiralar tutmamıştı. Şimdi atılmaya çalışanların tutmayacağı da kesin...
- Görevinden 6 yıl önce ayrılmış bir bakanı geçtiğimiz ay yaşanan fon krizine bulaştırma gayretinin, akıl ve mantıkla izahı yok. Fon krizi ile ilgili gelişmelerin kontrol altına alınması ile malzemesiz kalanların şimdi iftiralarla mesafe almaya çalıştıkları söylenebilir. Kriz çıktığında ilk olarak AK Parti ile bağlantılı bir isim ortaya atılmış ve bununla ilgili gereken yapıldıktan sonra da iki bakana iftira atmışlardı, malum. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Göktaş Özdemir ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat, yalanlarını yüzlerine vurunca, herhalde utanmadıkları için özür bile dilemeye yanaşmayanlar, şimdi ortağı bulandırmak için başka yalanlar peşine düştüler... Selim:
- Fon krizi demişken, hemen her gün yeni gözaltı ve tutuklamalar oluyor. Bu da ilgililerin çalıştıklarını ve verilere bakarak bu işe vurgun maksadıyla bulaşanlarla maruz kalanlar ayrımını iyi yaptıkları anlaşılıyor. Listeleri açıklayın diye bağırıp çağıranların sesleri de kesilmiş gibi...
- Kapatılan ve tasfiye kararı alınan fonlarla ilgili 455 bin kişinin çoğunun mağdur olduğunu biliyoruz. Vurguna artık oldukları düşünülen belli sayıda kişiyi açığa çıkarabilmek de ancak titiz araştırmalarla mümkün. Yapılan da bu ve böylelikle şu anda tutuklu sayısı 100'ü buldu. Bu sayının daha da artacağı ve fon krizinin bütün müsebbiplerinin hesap vermek üzere parmaklıklar ardına gönderileceğinde şüphe yok. Bunların kim oldukları ya da nereyle bağlantılı ve yakın olduklarının hiç önemli olmadığını belirtmek bile gereksiz... Mustafa:
FARKLI MUAMELE YOK!..
- Önünde sonunda yakayı ele vereceklerini bildikleri halde birilerinin böyle bir işe kalkışmalarını anlamakta zorlanıyorum. Bütün fon işlemleri elektronik ortamda ve saniye saniye kaydedilerek yapılıyor. Dolayısı ile akıl almaz miktarlarda kar sağlamak hevesiyle bu işe girenlerin tamamının sonunda duvara toslayacaklarını ve hesap vermek zorunda kalacaklarını bilmediklerini söylemek, zor... Mehmet:
- Mustafa haklı. Birileri bile bile lades demişler sanki. İçi boş kuruluşlar üzerinden kağıt üzerinde yapılan yüksek karların bir şekilde ortaya çıkacağını bir ortaokul talebesi bile anlar. Bulaşan herkesin hesap vereceği de net iken, yüksek kar vaadiyle bu işe bulaşanlar meselesi, düşündürücü. Çok para kazanma hayali insanların basiretini iptal ediyor galiba...
- Fon krizi, olmasaydı iyiydi denilebilecek bir mesele. Ancak, mevzuattaki eksiklerin tespiti ile bundan sonra olabileceklerin önünün kapatılmasına vesile olduğu da söylenebilir. Bilgi sahibi olanların sayısının artması da iyi bir şey. Fon yatırımlarında devlet garantisi olmadığını öğrenmiş olduk. Tekraren söylemek gerekirse, aslında sonrasında daha büyük bir patlama hedefi ile yapılan fon dolandırıcılığı ile alakalı olarak Cumhurbaşkanımızın tavrı çok açık. Kim olursa olsun bu işin sonuna kadar gidilmesi ve gerekenin yapılması için talimat verdiği ve gelişmeleri dikkatle takip ettiği biliniyor... Remzi:

8