Yeşil çuhada süper güç provası

"Sporun dünyayı değiştirme gücü vardır" -Nelson Mandela

Yer: Crucible, Sheffield, İngiltere. Tarih 4 Mayıs 2026. Pür dikkatle maçı izleyen seyircilerden çıt çıkmıyor. Smokin giymiş hakem ve papyon takmış iki oyuncu şampiyonun belli olacağı son oyunu oynamak için yerlerini almışlar. Maç sonunda 22 yaşındaki Çinli Wu Yize, 43 yaşındaki eski şampiyon İngiliz Shaun Murphy'yi mağlup ederek kupayı kazanıyor. Snookerdan bahsediyorum. Karmaşık kuralları, kendine has atmosferi ve giyim kuşamı, aşırı nazik seyirci profiliyle tam klasik bir İngiliz sporu olan snookerdan. 19. Yüzyılda bir İngiliz sömürgesi olan Hindistan'da konuşlandırılmış İngiliz subayları tarafından icat edilmiş bir bilardo oyunudur snooker. Her tarafıyla İngiliz asaleti kokan bu oyunda Çin'in büyük yükselişine tanık oluyoruz. Geçtiğimiz yıl yine bir Çinli, Zhao Xintong, şampiyonluk kupasını kaldırmıştı. Çin sadece ekonomik, askeri, teknolojik alanlarda değil, bütünüyle bir süper güç haline geliyor.

2008'de ateşlenen fitilin küresel siyasete etkisi

Bana kalırsa dünya Çin'in adım adım bu noktaya gelişinin ayak seslerini ilk defa 2008 Pekin Olimpiyatları'nın açılış töreninde gümbür gümbür duydu. Teknolojiyle insan gücünün fevkalade ahenginin yansıtıldığı bu muazzam törende ejderhanın uyandığını gördük. Masa tenisi, dalış, nişancılık, jimnastik gibi düzenli ve disiplinli yoğun bir çalışma isteyen snooker sporunda da Çinliler başarılı olmaya başladılar. Paris olimpiyatlarından 20 altınla dönen Çin için bu bir itibar meselesidir.

Afrika ve Orta Doğu'da bir süredir yumuşak gücünü kullanan Çin hükümeti, bir yandan da kendi içinde iktidarı iyice konsolide etme çabasındadır. Geçtiğimiz Perşembe iki Savunma eski Bakanı Wei Fenghe ve Li Shangfu'ya askeri mahkeme ertelenmiş idam cezası verdi. Başkan Xi Jinping iktidarını tehdit edebilecek en ufak bir durum gördüğünde aksiyon almaktan çekinmiyor. Bu sert disiplin anlayışı ülkede her alana sirayet etmiş durumdadır. Binlerce kez aynı noktadan bir topa ıstaka ile vurarak çalışmayı gerektiren bir spor dalındaki başarı da bunun bir neticesidir.

Korkulmak mı, sevilmek mi

Öte yandan Çin'in bir dünya lideri konumuna gelmesinin önündeki en büyük engellerden biri de bu sert disiplin anlayışıdır. Özgürlüğün olmadığı bir ülke küresel bir lokomotif olamaz. İnsanlar kaba kuvvet ile baskı altında tutulabilirler ancak dünyaya hitap etmesi için Çin'in korkudan fazlasına ihtiyacı vardır. Bu noktada da bir hikâyeye ihtiyaç duyulur. Aslında mevcut konjonktür Çin'in kalplerde ve zihinlerde sevgi ve saygı kazanması için gayet uygundur. ABD'nin ahlaki üstünlüğünü kaybettiği, Rusya'nın Ukrayna'da batağa saplandığı günlerde uluslararası toplumun sarılabileceği bir önder ülkeye gereksinimi vardır.