Savaşı güçlüler çıkarıyor, hesabı herkes ödüyor

"Bazılarımızın süper yatlarda olduğu, diğerlerinin ise yüzen enkaz parçalarına tutunduğu açık."

-Antonio Guterres

Geçenlerde sosyal medyada karşıma hesap ödemek ile ilgili bir video çıktı. Bir arkadaş grubu yemeğe gidiyor ve sonrasında gelen hesap nasıl bölüşülür onu tartışıyorlar. Kendi düşüncemi söyleyeyim: Ya sırayla bir kişi tüm hesabı ödemeli veya hesap kişi sayısına göre bölüşülmelidir. Yok ben şunu yedim ama şundan içmedim vb. küçük hesaplara girilmesini oldukça itici bulurum. Arkadaş arkadaşın lokmasını saymamalı, ancak bu durum suistimale de kaçmamalıdır. Hep bir tarafın üzerine yük yıkılırsa bu arkadaşlıkta bir sorun var demektir.

Dünya gündemi üzerine düşünürken aklıma bu sefer bu örnek geldi. ABD'nin, Rusya'nın eylemleri nedeniyle hayat tüm dünyada pahalılaştı, küresel ekonomi ciddi hasar gördü. Uluslararası siyaset özellikle son birkaç yıldır kalabalık bir yemek masasını andırıyor; siparişi güçlüler veriyorlar, istedikleri gibi paylaştırıyorlar, o son kalan kalamarı bile tabaklarına almaktan çekinmiyorlar, ama hesap dönüp dolaşıp başkalarının önüne geliyor...

Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinden beri enerji pahalılaştı. Rusya'ya yaptırımlar getirilince başlangıçta Ukrayna'yı savunmanın bir bedeli olarak Amerika ve Avrupa halkları yüksek petrol ve doğalgaz faturalarına pek ses çıkarmadılar. Ancak tünelin sonunda bir ışık yıllardır belirmeyince artık enerji fiyatları iç politikada ciddi sorun yaratıyor. Ara seçimlerden önce piyasayı rahatlatmak isteyen Trump, Putin ile ilişkileri yumuşattıkça yumuşatıyor, yaptırımları birer birer askıya alıyor. Bu duruma haklı olarak tepki veren Zelenskiy'i gözden çıkardı bile.

Diğer yanda Hürmüz Boğaz'ı hala kapalı. Son olarak İran Ordusu Sözcüsü Tuğgeneral Muhammed Ekreminiya ABD ordusunun bölgeyi terk etmesi gerektiğini, ancak bu şekilde boğazın açılacağını belirtti. Kısa vadede kalıcı bir çözüme ulaşılması zor gibi gözüküyor. Bunun faturasını da yine sadece ABD değil, tüm dünya ödüyor.

Öte yandan 15 Ekim'de Husilerin Aden'deki başkanlık sarayına düzenledikleri füze saldırısı ülkenin ne kadar hassas bir dengede durduğunu gözler önüne taşıdı. Suudi Arabistan ile Yemen ve Husiler arasındaki gerginlik petrol piyasalarını yakından ilgilendiriyor.

Dünyada savaş hali devam ettikçe durum giderek soyutlaşıyor; bir süre sonra artık Ukrayna'daki, İran'daki veya Yemen'deki bir ailenin gündelik hayatta yaşadığı ile ilgilenmeyi bırakıp, market alışverişi yaparken ödediğimiz miktara odaklanıyoruz. Çünkü hayat devam ediyor ve insanoğlu neticede kendi çıkarlarını maksimize etmeye kodlanmış bir varlıktır. Adil bir dünyada olması gereken şudur: Faturalarımızı yükselten devletler kendi çıkarlarını evrensel değer olarak sunmaktan vazgeçip sorumluluk alırlar; uluslararası kurumlar da bu sorumluluğun alındığından emin olurlar.