"Milyonların kaderiyle Rus ruleti oynayamayız."
-Pedro Sanchez
Her şey kötüye doğru giderken bazen insana umut veren anlar olur. Yaşama tutunmamızı sağlayan bu küçücük umut kırıntılarıdır. Yine biliriz her şeyin güllük gülistanlık olmayacağını, fakat işte insan olmanın getirdiği hayatta kalma içgüdüsünden dolayı belki de bir "ya olursa" diye içimizden geçiririz. İspanya Başbakanı Pedro Sanchez dünyaya "ya olursa" ümidi verdiği için hakkında bu kadar konuşuluyor. Sanchez'in siyasi kariyeri de ufak bir ümidin peşinden gitmesi sonucu zirveye ulaşıyor.
2014 yılında İspanyol Sosyalist İşçi Partisi (PSOE)'nin liderliğine seçilen Sanchez, ilk ciddi sınavını 2016'daki hükümet kurma krizinde verir. Genel seçimlerin ardından hiçbir parti tek başına iktidar olamaz ve birinci parti olan Halk Partisi koalisyon kurmak için destek arar. Sanchez ise Halk Partisi'nin hükümet kurmasına izin vermeyeceğini açıklar. Kendi partisinden tepkiler yükselir ve bu sert tutumun partiye zarar verdiği öne sürülür. Sanchez parti liderliğinden istifa eder, ama pes etmez. İstifasından kısa süre sonra PSOE güvenoyu oylamasında çekimser kalma kararı alır, bu sayede Halk Partisi lideri Mariano Rajoy başbakan olabilecektir. Sanchez ise bu talimata uymayacağını, aksi taktirde sözünü çiğnemiş olacağını söyleyerek Rajoy'a karşı oy kullanır, Temsilciler Kongresi'ndeki görevinden de istifa eder. Kendi kullandığı aracıyla İspanya'yı karış karış dolaşır, parti üyeleriyle buluşmalar gerçekleştirir. Bu ulusal kampanya turu sonrasında tekrar partinin liderliğine seçilir. 2018'de Rajoy hükümeti güvenoyu oylaması sonucunda düşer ve Sanchez başbakanlık koltuğuna oturur. Prensiplerinden taviz vermemesiyle bilinen siyasetçi, modern İspanya tarihinde ilk kez İncil veya haç kullanmadan yemin eden başbakan olur.
İç ve dış politikada liberal sol bir tutum izleyen Sanchez, Avrupa gündemine 2021'de Afganistan'ın Taliban'a terkedilmesinde gelmişti. Avrupa Birliği ile iş birliği yapan Afganlar için İspanya'nın bir geçiş merkezi olarak kullanılmasını teklif etti. Torrejon de Ardoz Hava Üssü'nde geçici bir mülteci kampı kurdu. Gazze'de İsrail'i sertçe eleştirdi, 28 Mayıs 2024'de 1967 sınırları içinde Filistin'i resmen tanıdı. Aynı yıl Güney Afrika'nın İsrail'e karşı açtığı soykırım davasına katıldı.
Uluslararası hukukun önemi
Ukrayna savaşıyla Gazze'deki durumu karşılaştıran Sanchez, "Ukrayna'da uluslararası hukuka saygı talep ediyorsak, Gazze'de aynısını talep etmeliyiz" dedi. Bu cümle gerçekten önemliydi zira Sanchez uluslararası hukuka pek çok kez vurgu yapıyor. İran'a düzenlenen saldırılarda ABD ve İsrail'e karşı sert bir tavır takınırken de buna atıfta bulundu. İran'daki rejimi desteklemek ile uluslararası hukuka sahip çıkmanın aynı şey olmadığının altını çizdi. Kuralların çiğnendiğinde nasıl felaketlerin vuku bulduğu yönünde tarihten örnek almamız gerektiğini öğütledi.

3