İnsancıl idam olabilir mi

"Göze göz, tüm dünyayı kör eder"

-Mahatma Gandi

Max Weber devleti "meşru şiddet kullanma tekeline sahip" diye tanımlar. Bu tanım, Aydınlanma Çağı'nın ürettiği toplum sözleşmesi teorilerinin bir uzantısıdır. İnsanoğlu bazı temel özgürlüklerinden (diğer bireylere şiddet uygulamak vb.) feragat ederek doğa düzeninden devlet düzenine geçmiştir. Devletin uyguladığı şiddeti meşru kılan ise hukuktur. Devlet bireylerin can ve mal güvenliğini korumak, adaleti tesis etmek için, kurallara uygun bir biçimde şiddet kullanabilir. Burası tamam, ama bu şiddetin dozu yüzyıllardır tartışılıyor. En temel görevi can güvenliğini korumak olan devlet kendi yurttaşını öldürebilir mi Ölüm bir ceza yöntemi olabilir mi, olursa bu zalimane bir ceza mıdır

ABD'de ölüm cezası

ABD'de bu sorular tekrar gündemde zira geçtiğimiz hafta Tennessee eyaletinde Christa Pike isimli mahkûmun idamı başarısızlıkla sonuçlandı. Amerika'da ölüm cezası İngiliz hukukundan miras kalan bir uygulamaydı; bağımsızlık kazanıldıktan sonra düzenlenen anayasaya "haklar bildirgesi (bill of rights)" eklendi, Sekizinci Ek Madde "zalimane ve olağandışı (cruel and unusual)" cezaları yasakladı. Asıl tartışma da buradan çıkıyor: ölüm cezası kendiliğinden zalimane ve olağandışı değil midir Bu soru Amerikan toplumunu ikiye bölmüş durumda, 23 eyalette idam yokken 27 eyalette var, federal suçlarda da uygulanabiliyor. 1972'de ABD Yüksek Mahkemesi ölüm cezasını anayasaya aykırı buldu. Cezanın keyfi ve eşitlik ilkesine aykırı uygulandığına hükmetti. Sadece 4 yıl sonra Mahkeme ölüm cezasının kendisinin doğrudan anayasaya aykırı olmadığına karar verdi.

İnfaz masasından hastaneye

20. Yüzyıl'dan itibaren daha insancıl idam yöntemleri denenmeye başlandı. Hızlı ve acısız bir ölümün anayasaya uygun olacağı görüşü benimsendi. İlk kez Teksas'ta 1982 yılında ölümcül enjeksiyonla infaz gerçekleştirildi. Ancak kulağa en insancıl yöntem gibi gelse de ilaç vererek bir insanın hayatına son vermek sanıldığı kadar kolay değildir. Her insanın damar yapısı, ilaca tolerans seviyesi farklıdır. Amerikan Tabipler Birliği idamı Hipokrat yeminine aykırı bulduğu için infazı gerçekleştiren cellatların tıbbi bilgisi yeterli olmayabiliyor. 2009'da Romell Bloom isimli mahkûma yaklaşık iki saat boyunca, vücudunun 18 farklı noktasında damar yolu açılmaya çalışıldı, en sonunda işlem durduruldu. Broom sağ kalmayı başararak 11 yıl daha cezaevinde yaşadı. 2014'de Oklahoma'da ve Arizona'da enjeksiyondan sonra uzun süre hayatta kalıp acı çekerek can veren iki infaz gerçekleşti. Son örnek Christa Pike iki kere ilaç verilmesine rağmen hayatını kaybetmedi, infaz masasından hastaneye yetiştirildi. İlginç bir paradoks değil mi, devlet öldürmeye çalıştığı bireyi öldüremeyince acilen hayatını kurtarmak için hastaneye sevk ediyor.