İngiltere'de "çöp tenekesi" yüzde 27 oy aldı

"İnsanları insan yapan şeyin vazgeçilmez unsurlarından biri, kendileri adına seçim yapılması değil, seçebilme özgürlüğüdür." -Isaiah Berlin

İngiltere siyaseti dünyanın can sıkıcı gündeminden bir nebze olsun kaçış imkânı sunmaya devam ediyor. Geçtiğimiz hafta Clacton seçim bölgesinde ara seçimler yapıldı; cuma günü açıklanan sonuçlara göre Reform UK Partisi lideri Nigel Farage tekrar milletvekili seçildi. Asıl şaşırtıcı olan sonuç ise Farage'ın ardından ikinci gelen Kont Binface'in %27 oranda oy almasıydı. Kont Binface uzaydan geldiğini iddia eden, kafasına çöp tenekesi geçirmiş bir komedyen!

12 Temmuz 2026 tarihli "Çare çöp tenekesi" başlıklı yazımda Farage'ın karşısında en "ciddi" rakibinin Binface olacağını belirtmiştim. İngiltere'de parodi adaylar yıllardır siyasete mizahi açıdan renk katarlar. Ancak bu sefer iş tuhaf bir şekilde ciddi ciddi siyasi bir boyut aldı. İngiliz komedyen David Harvey'nin yarattığı Kont Binface karakteri televizyon kanallarına, gazetelere röportajlar verdi. Gerçek bir aday gibi bir seçim manifestosu yayınladı. Pluto'nun tekrar gezegen statüsü kazanması gibi komik vaatlerin yanında, parti değiştiren milletvekillerinin tekrar seçime girme zorunluluğu gibi ciddi konulara da değindi. Tam 9455 oy almayı başardı! Farage ise 22.239 oyla birinci oldu ancak diğer hiçbir siyasi parti seçime katılmamıştı. Mizahi olarak başlayan Binface karakteri, protesto oylarının adresi haline geldi.

Aslında İngiltere'nin son yıllardaki siyasetinin garip tablosunu yansıtan bir olaydan bahsediyoruz: bir yanda ülkeyi yönetmeye çalışan yeni Başbakan Andy Burnham, diğer yanda yükselen aşırı sağın en güçlü lideri popülist siyasetçi Nigel Farage, onun karşısında da kafasına çöp tenekesi geçirmiş bir komedyen. Brexit'ten sonraki süreçte İngiltere'nin geleneksel siyasi sistemi o kadar aşındı ki artık seçmen de kime güveneceğini bilemiyor.

Biraz da "gerçek" siyasetten bahsedelim. Burnham'ın ilk günleri şanslı geçiyor; İngiltere ekonomisi tahminlerin ötesinde yılın ilk yarısında G7'nin en hızlı büyüyen ekonomileri arasına girdi. Bunda sıcak havanın etkisiyle dışarıda yapılan harcamaların payı olduğu söyleniyor; Dünya Kupası'nın da elbette hizmet sektörüne katkısı yadsınamazdır. Burnham sosyal medyadan paylaşımlarına hız kesmeden devam ediyor. Arkasına aldığı rüzgâr ne kadar süre daha kuvvetini koruyacak göreceğiz.

İngilizler geleneklerine çok bağlı bir ulus olmalarına rağmen değişime de adapte olabilme özelliğine sahiptiler. 1956'daki Süveyş Krizi, imparatorluklarının bittiğini simgeliyordu; Commonwealth ile devam edebildiler. Sanayi devrimlerinin beşiği olmalarına rağmen sanayi geri planda kaldığında Londra'yı dünyanın finans merkezlerinden biri haline getirebildiler. Muhafazakâr aile anlayışı yerini liberal sosyal yaşama bırakabildi, Kraliyet ailesindeki değişimler bunun en güzel örneğidir. Ancak AB'den çıktıklarından beri tam olarak toparlanamadılar. İngiltere'de her şey değişebilir, siyasi parti sistemi bozulabilir, hatta AB'den bile çıkabilirler ama en azından yağmur yağmaya devam eder diye düşünürdüm ancak artık yağmur bile kesildi. Trump, NATO, Orta Doğu ve Doğu Avrupa'daki gerginlikler derken değişen dünyaya ayak uydurabilecekler mi zaman gösterecek.