Son yıllarda ruh sağlığı konusunda toplum olarak çok daha fazla konuşmaya başladık. "Terapiye gidiyorum" demek artık eskisi kadar saklanan bir durum değil.
Psikolog, psikiyatrist, terapi, kaygı, depresyon, tükenmişlik gibi kelimeler günlük hayatımızın içine girdi. Ancak bu farkındalık artarken başka bir tartışma da dikkatimi çekiyor: Psikiyatristler psikologlara haksızlık mı ediyor Bu soruyu cevaplamadan önce belki de en başa dönüp iki meslek arasındaki farkı doğru anlamamız gerekiyor.
***
Psikiyatrist, tıp fakültesinden mezun olduktan sonra psikiyatri alanında uzmanlık eğitimi alan bir tıp doktorudur. Ruhsal hastalıkların tanısını koyabilir, gerekli durumlarda ilaç tedavisi düzenleyebilir ve hastanın tıbbi takibini yapabilir. Psikolog ise psikoloji eğitimi almış bir uzmandır. İnsan davranışını, düşünce sistemlerini, duyguları, gelişimi ve kişilerarası ilişkileri inceler. Klinik alanda çalışan psikologlar ise gerekli lisansüstü eğitim ve yetkinlikleri edinerek psikolojik değerlendirme ve psikoterapi süreçlerinde görev alabilirler. Dolayısıyla aslında iki meslek birbirinin alternatifi değil. Birbirinin tamamlayıcısı. Fakat günlük hayatta işler her zaman bu kadar net yürümüyor. Zaman zaman bazı psikiyatristlerin psikologların yaptığı işi küçümsediğini, psikoterapiyi ikincil bir yöntem gibi değerlendirdiğini veya ruhsal problemlerin çözümünde tıbbi yaklaşımı merkeze koyduğunu görüyoruz. Bazı psikologlar da görüşmeler sırasında, kendilerine yönlendirilen kişilerin daha önce "terapiye gerek yok" benzeri yaklaşımlarla karşılaştıklarını anlatabiliyor. Elbette bunu bütün psikiyatristlere mal etmek haksızlık olur fakat iki meslek arasındaki algı farkının zaman zaman danışana da yansıdığı bir gerçek. Diğer tarafta ise bazı psikologların psikiyatriye ve özellikle ilaç kullanımına mesafeli yaklaştığını, kimi zaman "İlaç problemi çözmez" gibi fazlasıyla genelleyici ifadeler kullandığını duyabiliyoruz. İşte bana göre tartışmanın başladığı yer tam burası. Çünkü ruh sağlığı söz konusu olduğunda mesele "ilaç mı, terapi mi" kadar basit değil.
***
Bazı durumlarda psikoterapi tek başına yeterli olabilir. Bazı psikiyatrik tablolarda ilaç tedavisi çok önemli, hatta vazgeçilmez olabilir. Bazı kişilerde ise en etkili yaklaşım psikiyatrist ve psikoloğun birlikte çalıştığı, gerektiğinde ilaç tedavisiyle psikoterapinin birbirini desteklediği bir modeldir. O halde neden zaman zaman bu iki meslek arasında görünmez bir rekabet hissediyoruz Belki bunun bir nedeni eğitim sistemlerinin birbirinden tamamen farklı olması. Psikiyatrist meseleye öncelikle tıp perspektifinden bakıyor. Beynin biyolojik işleyişi, genetik faktörler, nörotransmitter sistemleri, hastalıkların klinik belirtileri ve ilaçların etkileri onun eğitiminin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Psikolog ise insanı daha farklı katmanlarıyla ele alıyor. Çocukluk deneyimleri, davranış örüntüleri, düşünce biçimleri, travmalar, ilişkiler, bağlanma modelleri ve kişinin yaşadığı çevre psikolojik değerlendirmenin önemli parçaları olabiliyor. Aslında insan dediğimiz varlık zaten bütün bunların toplamı değil mi Beynimiz var ama geçmişimiz de var. Biyolojimiz var ama ailemiz, ilişkilerimiz, yaşadığımız kayıplar, korkularımız, öğrendiğimiz davranışlar ve hayata yüklediğimiz anlamlar da var. Bu nedenle ruh sağlığını yalnızca biyolojiye indirgemek ne kadar eksikse, biyolojiyi tamamen görmezden gelmek de bana aynı derecede eksik geliyor.
***
Bir başka sorun ise toplumdaki ünvan algısı. "Doktor" kelimesi doğal olarak güçlü bir otorite yaratıyor. Bir psikiyatristin tıp doktoru olması, söylediği her şeyin psikoloji alanında da otomatik olarak psikoloğun söylediğinden daha doğru olduğu şeklinde algılanabiliyor. Bu algı bazen psikoloğun yıllarca süren klinik eğitimini, terapi eğitimlerini ve süpervizyon sürecini görünmez hale getirebiliyor. Oysa bir uzmanlık alanında tıp doktoru olmak ile psikoterapi konusunda özel eğitim ve deneyime sahip olmak aynı şey değil. Oysa uzmanlık alanları kesişse bile aynı değil. Bir kardiyolog nasıl beslenme konusunda diyetisyenle, ortopedist nasıl fizyoterapistle birlikte çalışabiliyorsa, ruh sağlığında da farklı uzmanlıkların birbirinin bilgisinden yararlanması son derece doğal olmalı.
***

35